Çek kanunu Değişiyor

13/01/2012 Yorum yapın

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, karşılıksız çek kesmekten dolayı cezaevinde bin 457 kişinin bulunduğunu belirterek, “Bununla ilgili Yargıtay’daki dosya sayısı 217 bin 165, savcılıklar ile derece mahkemelerinde ise 400 bin” dedi.

TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen tasarının görüşmelerinde konuşan Ergin, ilgili yasada, “karşılıksız çek keşide etme suçu için adli para cezası öngörülmüş olmasına rağmen, bu para cezasının ödenememesi durumunda infazın, para cezasının hapis cezasına dönüştürülmesi suretiyle yerine getirildiğini” bildirdi.

Borcunu ödeyemeyen kişi hakkında hapis cezası uygulanmasının, bu kişinin ticari hayatının sona ermesine neden olduğunu ve aynı zamanda da borçlarını ödeme ihtimalini ortadan kaldırdığını belirten Ergin, Anayasa’da “Hiç kimse sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” denildiğini kaydetti.

“Çek Yasasından kaynaklanan olumsuzlukları gidermek amacıyla, akla gelen ilk çözüm karşılıksız çek keşide etmenin suç olmaktan çıkartılarak, bu eylem için herhangi bir yaptırım uygulanmamasıdır” diyen Ergin, şöyle konuştu:

“Ancak çekin ekonomik hayatta ifa ettiği görevde bir zafiyet yaşanmaması için, karşılıksız çek keşide etme eyleminin tamamen yaptırımsız bırakılması uygun bir çözüm olarak görülmemektedir. Bu nedenle karşılıksız çek keşide etme eylemi için idari nitelikte bir yaptırım uygulanması durumunda, hem karşılıksız çek keşide etme fiili yaptırımsız kalmayacak, hem de sözkonusu sakıncalar giderilmiş olacaktır. Tasarıda karşılıksız çek keşide etme eylemi için idari nitelikte bir tedbir olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanması öngörülmektedir.” Devamını oku…

Çek Yasası Görüşmeleri

13/01/2012 Yorum yapın

TBMM Adalet Komisyonunda, Çek Kanununda değişiklik yapan tasarının görüşmelerinde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkındaki fezleke gündeme geldi.
Öztürk’ün eleştirilerine yanıt veren Adalet Bakanı Sadullah Ergin, sözlerinin sadece bir bölümünün dikkate alınmaması gerektiğini söyledi. Ergin, şöyle konuştu:

’’Ben, ’Parlamentoya her gün dokunulmazlık fezlekeleri geliyor’ dedim. İktidar mensupları için de geliyor muhalefet mensupları için de geliyor’’ diyen Ergin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve bazı bakanlar hakkında da dokunulmazlık fezlekelerinin bulunduğunu hatırlattı. ’’Başbakan, bakanlar, hakkında fezleke gelmesine karşın ’Sayın Kılıçdaroğlu’nun hangi özelliğinden dolayı ona ilişkin fezleke gelmeyecektir? sorusunu sordum. Bu fezleke, Kılıçdaroğlu ile ilgili ilk fezleke değildir. Hakkında çok sayıda gelen fezleke var. Kamu görevlisine hakaret fiilinden gelen fezlekeler de var. Daha önce gelen fezlekelerde böyle bir reaksiyon göstermeyen Kılıçdaroğlu, önceki günkü fezlekeye olağanüstü bir refleks gösterdi. Bunun sebebi ne olabilir ki acaba? Parti içerisinde varsa bir problem, bunu aşma yönünde imkan olarak kullanma girişimi ise Sayın Kılıçdaroğlu lütfen başka bir alandan bu girişimlerini sürdürsün, yargı üzerinde bunları yapmanın doğru olmadığını ifade ettim.’’

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden (AİHM) 1959-2010 yılları arasında Türkiye aleyhine 2 binin üzerinde ihlal kararı çıktığını belirten Ergin, bunların çok önemli bir bölümünün de uzun yargılamayla ilgili olduğunu kaydetti.

’’Ama bu 1959’dan bugüne kadar gelen süreçtir. Burada bizim de kendi dönemimiz ile ilgili vebalimiz vardır iktidar olarak. Ama Türkiye’nin öteden beri gelen kronik sorunudur’’ diyen Ergin, yargılamaların kısaltılmasına ilişkin çalışma yaptıklarını ve buna ilişkin tasarıyı Meclise sevk edeceklerini söyledi.

Yargıtay; Çek Sahteciliği Çekteki Sahte İmza

09/01/2012 Yorum yapın

Banka görevlilerin çekteki sahte imzayı tanıması çekin aldatma kabiliyetinin olmadığı anlamına gelmez, çekteki yazım hataları ve düzeltmeler çekin geçerliliğini etkilemez, resmi belgede sahtecilik suçu oluşturur
Yargıtay
Daire: 11. Ceza Dairesi
Tarih: 08.12.2011
Esas No:2008/9269
Karar No:2011/23050
İlgili Maddeler: Çekte sahtecilik TCK 204
İlgili Kavramlar: Banka görevlilerin çekteki sahte imzayı tanıması çekin geçerliliğini etkilemez
Dosyada sahteciliği iddia olunan çekin ön yüzünde “hamiline” yazılması gerekirken “halimene” yazılması ve çek bedelinin sonunda yazılı kısmın üstünden gidilerek “milyon” şeklinde rakamla yazılan miktara paralel olarak düzeltilmesinin Türk Ticaret Kanunu ile yasal unsurları belirlenmiş olan çekin geçerliliğini ortadan kaldırmayacağı, bu haliyle çekin yasal unsurlarının oluştuğu değerlendirilerek, sanıkların suç tarihinden önce fikir ve eylem birliği içerisinde oldukları, sanık Süleyman Aşnı’nın iddia konusu çeki yetkisi olmadığı halde keşide edip sanık Devrim Hümeyi Ataç’ın da şirket kaşesini vurup sanık Süleyman Aşnı’nın Kaşe üzerini imzalayarak bankaya ibraz etmesi karşısında; çek kesmeye yetkili Üzeyir Aşnı’nın rızası dışında sahte olarak düzenlenen çekin keşideci imzasını banka görevlilerinin tanıması nedeniyle sahte olduğunun anlaşılması çekin iğfal kabiliyetini ortadan  kaldırmayacağı,

Suça konu çekin banka haricinde herhangi bir kimseye verilmesi durumunda tedavüle girmesi mümkün olup objektif olarak iğfal kabiliyetini haiz olduğu gözetilmeyerek, sanıkların üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun bütün unsurları itibariyle oluştuğu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş,  o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMK’nun 321nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2011  gününde oybirliğiyle karar verildi.

Çek İptali Yetkili Mahkeme

30/12/2011 3 yorum

T.C.
YARGITAY
11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13181
KARAR NO : 2011/16340

Y A R G I T A Y  İ L A M I
Hasımsız olarak görülen davada …….. Ticaret Mahkemesi’nce verilen ……. tarih ve ……. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Numan Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu çekin kayıp edilerek zayi olduğunu ileri sürerek, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, HMK’nun 382/10-e maddesi uyarınca çek iptal davasında sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın …… Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İstem, kambiyo senedinin zayii nedeniyle iptaline ilişkindir.
Mahkemece 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesi uyarınca çek iptal davalarının sulh hukuk mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
HMK’nun 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Devamını oku…

Vergi Usul Kanununa Muhalefet Defter ve Belgeleri İbraz Etmemek

20/12/2011 3 yorum

Yargıtay 11 Ceza Dairesi, Tarih:06.07.2011, Esas No:2011/5028, Karar No:2011/4033, İlgili Maddeler:CMK’nun 231. İlgili Kavramlar:Vergi Usul Kanununa Muhafelet Defter ve Belegeleri ibraz etmemek. yanıltıcı sahte fatura kullanmak
İçtihat Metni
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, gerekçe ve takdire göre katılan vekili ile sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak
I-Sanık hakkında, 11/11/2005 tarihli Vergi Dairesi Başkanlığı mütalaasıyla 16.09.2005 tarihli vergi suçu raporuna göre 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve aynı yıla ilişkin defter ve belgeleri ibraz etmemek suçlarını işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine Adana C.Başsavcılığı’nın 17.04.2006 tarihli iddianamesiyle, 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ile defter ve belgeleri ibraz etmemek suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılması karşısında, yüklenen suçların birbirinden bağımsız ve ayrı suçlar olduğu, birinin diğerinin unsuru yada ağırlatıcı nedeni olarak düzenlenmediği gözetilmeden hangi belgelerin sahte olduğu somut olarak belirtilmediğinden tek suç sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, Devamını oku…

Karşılıksız Çek Hapis Cezası Kaldırılıyor

08/11/2011 25 yorum

Adalet Bakanlığı’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı yasa değişikliği tasarısı son şeklini aldı.
Tasarının yasalaşması ile birlikte, karşılıksız çek düzenleme fiilini işleyen ve borcunu da ödemeyenler, bundan böyle hapse girmeyecekler.
Şu anda hapiste olanlar da yeni düzenlemeden yararlanacak ve hürriyetlerine kavuşacaklar.
OLAY NEYDİ?
Yürürlükteki yasaya göre, karşılıksız çek düzenleyene hemen hapis cezası verilmiyor, bu fiil nedeniyle “adli para cezası” uygulanıyordu. Örneğin 30 bin liralık karşılıksız çek için 30 bin lira da adli para cezası uygulanıyor bir anlamda borç ikiye katlanıyordu.
Cezanın ödenmemesi halinde ise karşılıksız çek düzenleyen hapse giriyordu.
Böyle olunca, ticari hayatı sarsılıyor hatta sona eriyor, borç iyice ödenemez hale geliyordu.
Şu anda “karşılıksız çek” nedeniyle hapiste veya hapse girme tehdidi altında binlerce kişi var.
YENİ DÜZENLEME
Hazırlanan tasarıda “ekonomik suça ekonomik yaptırım” ilkesi göz önüne alınarak, karşılıksız çek suç olmaktan çıkartılıyor. Daha açık bir anlatımla, karşılıksız çek düzenleyenler, adli para cezasını ödemediklerinde haklarında hapis cezası uygulanması tümüyle maziye karışıyor (Tasarının metni, gerekçeleri ve daha ayrıntılı bilgi için Çek Mağdurları www.cekmagdurlari.com adresine bakabilirsiniz).
Peki.. Karşılıksız çek düzenlemenin hiç mi yaptırımı olmayacak?” diye merak edenler için de açıklayalım. Bu fiilin yaptırımı olarak, hapis cezası söz konusu olmayacak, mevcut sistemde de zaten var olan “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” uygulanacak. Bu yaptırım 10 yıl süre ile geçerli olacak.
Tasarıya göre, idari yaptırım süreci şu şekilde işleyecek:
1. Çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılması üzerine, aldığı çek karşılıksız çıkan kişi, Cumhuriyet savcısından, “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına” karar verilmesini talep edecek.
2. Cumhuriyet savcısı, bu yasağa karar verecek. Başka bir anlatımla, olay hakime intikal etmeden savcı karar vermiş olacak.
3. Verilen karar kişiye tebliğ edilecek.
4. Hakkında yasak uygulanan kişi, bu yasağa itiraz edebilecek.
5. İtiraz başvurusunun kabulü halinde, yasak kaldırılacak ve TC Merkez Bankası’na bildirilecek.
Yukarıdaki yaptırımlar tüzel kişiler hakkında da uygulanabilecek.
ÖDEME VE YASAK
Hakkında çek düzenleme ve karşılıksız çek hesabı açma yasağı olan kişi, karşılıksız çek bedelini faiziyle birlikte tamamen ödediğinde, yasak kalkacak.
Mevcut çek düzenleme ve çek hesabı açma yasaklarının akıbetinin ne olacağı da tasarıya eklenen bir “geçici madde” ile çözümleniyor.
Buna göre, yeni yasanın yürürlük tarihinden önce verilen “çek düzenleme ve çek yasağına” ilişkin kayıtlar, bu yasa gereğince silinmesini gerektiren koşullar oluşuncaya kadar, TC Merkez Bankası’nda tutulmaya devam edecek.
Tasarı yasalaştığında, yargının iş yükü hafifleyecek ve hapiste olanlar da hürriyetine kavuşabilecek.
Çek mağdurlarına tam bir bayram müjdesi.

Karşılıksız Çek Yargıtay Temyiz Dilekçe Örneği

14/08/2011 3 yorum

Karşılıksız Çek Nedeniyle Mahkemece Mahkumiyet Verilmiş Çek Mağduru vatandaşlar için yargıtaya gönderilecek temyiz dilekçe örneğidir.
YARGITAY İLGİLİ CEZA DAİRESİNE
Gönderilmek üzere
………SULH CEZA MAHKEMESİNE
DOSYA NO :
TEMYİZ EDEN:
KONU : …Asliye Ceza Mahkemesinin ……../…. E ve ……/…. K numaralı …./…./….. tarihli kararının temyizen bozulması talebidir
TEMYİZ NEDENLERİ:
…./…./.20.. tarihinde yukarıda numarası belirtilen dosyaya konu “karşılıksız çek keşide etme” suçundan adli para cezasına mahkum edildim.
TEMYİZ NEDENLERİ:
Mahkum edildiğim dava konusu çek vadeli bir çektir çeki keşide ederken mali durumum çeki ödemeye uygunken çeşitli etkenler nedeniyle mali durumumuz bozulmuştur çeki ödememekte hiçbir kastım yoktur, çekin ödenmemesi tamemen ödeme gücümü yitirmemle ilgilidir, ve bu imkanım olmaması nedeniyle TCK objektif sorumluluğu kabul etmemektedir. Kusur çeşitleri ise, kast, taksir ve netice sebebiyle ağırlaşmış suçtur. Ceza hukukunda temel kusurluluk şekli kasttır. Diğer bir deyişle, kanunda aksi belirtilmediği sürece suçlar ancak kasten işlenebilmektedir. Bu durum TCK’nın 21 inci maddesinde de, “suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır” denmek suretiyle açıklanmıştır.
Mahkeme hesabta yeterli para bulunmaması nedenlerini araştırmamıştır. Oysa ki, TCK’nın kusurluluk ile ilgili hükümlerine göre hareket edersek, ortada karşılıksız çek keşide etme suçunun var olduğunu söyleyebilmek için, failin kastının hesapta yeterli para bulunmamasını da kapsadığının ispat edilmesi gereklidir.
Eğer kişinin meydana gelen neticeden en azından taksir derecesinde bir sorumluluğu yoksa, kişinin o suçtan dolayı sorumlu tutulamaması gerekir. Netice olarak, TCK’nın genel hükümlerine göre hareket edildiği takdirde, failin kastının hesapta para olmamasını da kapsar nitelikte olduğu hallerde ancak ceza verilebilmesi, aksi durumda, sübjektif sorumluluk gereğince yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmadığının kabulü gerekir. Bu ise, CMK’nın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince hakkımda beraat kararı verilmesini gerektirmektedir.
SONUÇ VE İSTEM :
Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin verdiği kararın TEMYİZEN BOZULMASINA karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. …/…/…
Temyiz Eden…….

Karşılıksız Çek Suçunda Yoklukta Yargılama Yapılması

29/07/2011 1 yorum

T.C. YARGITAY
10. CEZA DAİRESİ
Esas Numarası: 2009/8237
Karar Numarası: 2010/23928
Karar Tarihi: 08.11.2010
ÇEK KARŞILIĞININ OLMAMASI VE KARŞILIKSIZ ÇEK İBARESİNİN YAZILMASI
KARARLARIN GEREKÇELİ OLMALIDIR
SANIĞIN YOKLUĞUNDA DURUŞMA YAPILMASI
ADRES DEĞİŞİKLİĞİNİN BİLDİRİLMESİ MECBURİYETİ
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık H. Ö. hakkında Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucu, 12.04.2006 tarihinde 2004/624 esas ve 2006/459 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, aynı mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin 12.09.2007 tarihli 2004/624 esas 2006/459 ek karar sayılı kararının da sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ret kararının kaldırılarak hükmün bozulmasını isteyen tebliğnamesi ile 14.05.2009 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Devamını oku…

İçtihat; Karşılıksız Çek Tebligat İmkansızlığı

27/07/2011 Yorum yapın

cek kanunu cek yasasi cek mağduru karşılıksız çek yargıtay içtihat YARGITAY
10. CEZA DAİRESİ
Esas Numarası: 2010/25998
Karar Numarası: 2010/24752
Karar Tarihi: 29.11.2010
DAVA VE KARAR: Karşılıksız çek keşide etme suçundan sanık Ö. K.’nın mahkumiyetine ilişkin İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.06.2004 gün ve 2003/1057 esas, 2004/743 karar sayılı hükmü ile bu hükmün infazı aşamasında;

hükümlü müdafiinin yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin aynı Mahkeme’nin 03.08.2009 tarihli ve 2003/1057 esas ve 2004/743 karar sayılı kararına yönelik “itirazın reddine” ilişkin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17.09.2009 gün ve 2009/923 müteferrik sayılı kararına karşı Yüksek Adalet Bakanlığı’nın 24.04.2010 gün ve 4781/26454 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımın 10.05.2010 tarihli İhbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2004 tarihli ve 2003/1057 esas, 2004/743 sayılı kararı ile ilgili olarak; Devamını oku…

Çek Mağdurlarının Ele Alınması Gerekiyor

27/06/2011 Yorum yapın

Öyle bir yasa hazırlanmalı ki, gelen partiye göre, gelen siyasete göre, oynayamasın. Tüm halkın düşüncelerini, hassasiyetlerini ve ülke gerçeklerini yansıtan bir yasa hazırlanması gerekiyor.
Kepenk kapatan, iflas noktasına gelen ve on binleri aşan çek mağdurlarının ele alınması gerekiyor. Yani bu ülkede sadece kamu değil, özel sektörün de var olduğunu ve özel sektörlü üretimli bir devlet yapısının ancak bizi ileriye götürebileceğini herkesin kabul etmesi gerekiyor.

Özgürlük ve Reform Partisi (ÖRP) Genel Başkanı, Gazimağusa milletvekili Turgay Avcı, Sendikal Platform’un son zamanlardaki eylemlerini yorumlarken, hedeflerinin ülkede kaos yaratmak olduğunu iddia etti. Devamını oku…

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 168 other followers