Başlangıç > çek mağdurları > >İcra İflas Kanununda Değişiklik

>İcra İflas Kanununda Değişiklik

>

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

2004 Sayılı İcra İflas Kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkında kanun teklifim, gerekçeleriyle birlikte ekte sunulmuştur.

Gereğini saygılarımla arz ederim

Rıdvan YALÇIN

Ordu Milletvekili

GENEL GEREKÇE

İcra İflas Kanununun günümüz ihtiyaçlarım karşılamadığı hem uygulayıcılar, hem bilim çevreleri bakımından ifade edilmektedir. Hazırladığım kanun teklifi ise haciz edilmesi mümkün olmayan eşyalar bakımından hem daha çağdaş bir anlayışın ifadesi olup, hem de milyonlarca insanımızın beklentisini karşılama amacındadır.

Ülkemiz, ekonomik yapı, ticari alışkanlıklar, finansal araçları kullanmada tecrübesizlik gibi sebeplerle, icralık ihtilafların yoğun yaşandığı bir durumdadır.

Bütün yıkıcılığı ile yaşadığımız ekonomik kriz icralık ihtilafların sayısında patlama yaşanmasına neden olmuştur. Ne yazık ki genel olarak ekonomimiz, ticari hayat ve istihdam alanlarında yaşanan kayıt dışı durum, bu ihtilafların varlığında ve çoğalmasında Önemli etkenlerden biri olmaktadır. Sonuç itibariyle neredeyse borçsuz vatandaşımız bulunmamakta, vatandaşımızın geneli icra takibi tehdidi altında hayat mücadelesini sürdürmeye çalışmaktadır. Memurumuz, işçimiz, esnafımız, çiftçimiz, emeklilerimiz, işsizimiz ya borçlu ya kefil olarak, evine haciz geleceği gerilimi altında, ruhsal travma yaşamaktadır.

Evine haciz gelip, eşyaları kaldırılan insanlarımız içinde İntihar edenler, cinnet geçirenler, kendisi ya da yakınlarına zarar verenler her geçen gün artmaktadır. Binlerce baba, eş ve çocuklarına karşı borcu sebebiyle evinden eşya kaldırılmasına neden olma mahcubiyeti r yaşamaktadır. Haciz suretiyle evden eşya kaldırılması birçok ailenin parçalanmasına neden ‘ olmaktadır. Evinden eşya kaldırılan babalar, eşi ve çocukları karşısında saygınlığını kaybettiği gibi toplum karşısında da statü kaybına uğramaktadır. Evinden eşya kaldırmak eş ve çocuklar bu durumu hayatları boyu devam edecek bir aşağılanma olarak görmekte, bulundukları sosyal çevrede zor duruma düşmektedirler. Çoğu zaman ise sorumsuz ya da hesapsız borçlanmalar sebebiyle meydana gelen icra takibinin mağduru, bu duruma neden olan kişi değil, biçare eş ve çocukları olmaktadır.

Bazen de evden eşya kaldırma hususunda alacaklılar tarafından daha uzun prosedür gerektiren diğer yöntemleri kullanmak yerine, evden eşya kaldırmak adeta şantaja dönüşmektedir.

Daha fazla ailenin parçalanmaması, daha fazla üzücü olay yaşanmaması adına, ev eşyalarının haczinin kapsam dışına çıkartılması amaçlanmaktadır.

insanlık tarihinde, insan haklarına saygının en üst seviyeye ulaştığı çağımızda modern dünyanın standartlarının çok altında yaşam mücadelesi veren Türk halkının evinden ev eşyası haczi ve kaldırılması, çağdışı bir uygulama olarak devam etmektedir. Teklifimizle çağdışı bu durum kaldırılmaya çalışılmaktadır.

Önerdiğimiz değişiklik ile ev eşyası haczinin farklı uygulamalara neden olan ve ve tahsili amacından ziyade cezalandırma biçimine dönüşen mevcut hali yerine, para, kıymet evrak, antika, değerli taş ve madeni süs eşyası haricinde ev eşyalarının haczi tümden kaldırılmaktadır. Böylece icra görevlileri bir eve ancak kapsam dışında tutulan eşyanın olup, olmadığım bakmak için girebilecektir.

Teklifimiz alacaklıların, alacağına ulaşmasını önleme amaçlı değildir. Elbette alacaklıların hakkı da kutsal ve savunmaya değerdir. Ancak bundan böyle kimse ev eşyası kaldırarak, alacak tahsili yapamayacağı bilinci ile ticari yaşamım yeniden tanzim etmelidir.

Mevcut uygulamada alacak tahsili bakımından, yukarıdaki mahsurları yanında çok da işe yaramamaktadır. Çoğu zaman kaldırıp götürülen eşyalar, haciz ve satış masraflarım karşılamamakta, depolarda çürümektedir.Ne alacaklının ne de borçlunun işine yaramamakta mahkemelere sayısız iş yükü, taraflara da geri dönüşü zor masraf olarak yansımaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1- yapılan düzenleme ile madde daha anlaşılır hale getirilmiş ve özellikle borçluların, kendi ve ailesinin geçimini sağlamak için sürdürdüğü mesleğinin icrası bakımından gerekli olan eşyalar haciz kapsamı dışımda tutulmuştur.

Üçüncü bentte yapılan değişiklik ile de ev eşyalarının, para, kıymetli evrak, antika, değerli taş ve madeni süs eşyası haricinde ev eşyalarının tümüyle haciz kapsamının dışına çıkarılmaktadır. Madde 2 – Yürürlük maddesidir

Madde 3 – Yürütme maddesidir

2004 SAYILI İCRA VE İFLAS KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİM

Madde 1 2004 Sayılı İcra ve İflas kanununun 82. maddesinin 2 ve 3. bentleri aşağıdaki

şekilde değiştirilmiştir.

2 – Borçlunun mesleğini sürdürmesi için gerekli olan, eşya, alet ve edevat,

3 – Para, kıymetli evrak, antika, değerli taş ve madeni süs eşyaları hariç olmak üzere, ev eşyaları,

YÜRÜRLÜK:

Madde 2 – Bu Kanun yayımından itibaren yürürlüğe girer.

YÜRÜTME:

Madde 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

ASLİ GİBİDİR

adsız

Dr. İrfan NEZİROĞLU

Technorati Etiketleri: ,,,,

Reklamlar
Kategoriler:çek mağdurları Etiketler:, ,
  1. 15/10/2009, 14:31

    >Bizler artık sayıları milyonları bulan , ekonomik kriz sebebiyle çeklerini ödeyememiş esnaflarız.Yalnızca Türkiye Cumhuriyeti devletine haiz olan ‘’Çeklerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hakkında kanun’’ hükümleri çerçevesinde adına para cezası denilen ve Anayasamıza, uydurulmuş bir kılıf maddesiyle HAPİS cezası almış tüccarlarız.Sesimizi duyuramıyoruz ,çünkü hepimiz kaçak durumda ve aranmaktayız.Çeklerini ekonomik kriz sebebiyle ödeyememiş esnafımıza,bu çeklerini HAPİS korkusu ile ödettiren\ödettirmeye zorlayan,meclisimizi dolaylı olarak etkilemeye çalışan , Banka ve Factoringcilerin T.B.M.M ‘nin üzerinde bir yaptırımı olmasını kınıyoruz.Nitekim Başbakanımız ‘’T.B.M.M ‘nin üzerine hiçbir güç yoktur’’ demiştir.2009 yılı itibariyle ekonomik krizinde etkisiyle bu zamana kadar katlanarak büyüyen ödenemeyen çek sayısı 3.5 milyonu aşmıştır.Esnafımızı , HAPİS ile korkutarak çekini ödemeye zorlamak, bu rakamlarla da görülmüştür ki imkansız bir hal almıştır.Ödenemeyen bir çekin yasal sonucu olarak hapis cezası almış tüccarımız ,sadece alacaklı tarafın egosu için bu cezalarla karşılaşmaktadır.Cezasını tamamlayıp cezaevinden çıkanların bir çoğu, kendileri hakkında ceza davası açan alacaklının, borcunu ödemeye de yanaşmamaktır.Bu sebebledir ki artık çeklerde hapis cezalarının caydırıcılık boyutu kalmamıştır.Bu insanlık dışı kanunda alacaklı tarafa verilen bir kağıt parçasının yaptırımı hapis olmamalıdır.ÖZGÜRLÜK ve HÜRRİYET teminat olarak verilemez.Şuan itibariyle de yüzbinlerce kişi, haklarında hükmü kesinleşmiş ve kaçak bir vaziyette borçlarını kıt imkanlar dahilinde ödemeye çalışmaktadır.Cezaevindeki esnaflarımız hükümetimizden bu konuya acil bir çare beklemektedir.Sayıları milyonları bulan çek cezalısı esnafımızın oy potansiyeli düşünüldüğünde,bir siyasi partiyi meclise gönderecek sayılarla karşılaşılmaktadır.Her fırsatta duyduğumuz, iyi niyetli-kötü niyetli ayrımı için TCK’ nın ilgili dolandırıcılık maddeleri ile bu sorun çözüme kavuşturulabilir.Bizler artık babalarımızı istiyoruz.bizler artık eşlerimizi istiyoruz.çocuklarımız aç. Kaçak durumda olan esnafımızın evinden dışarı çıkmaya özgürlüğü yok bu sebepledir ki evlerine süt götüremeyen insanlar var.Bizlere bu özgürlüğümüzü veriniz.borçlarımızı ödemenin her şeyden önce kul hakkı olduğunu iyi biliyoruz.Sizler,Bankaların, Factoring firmalarının, tefecilerin, eli çantalı lobi faaliyetlerinin değil , biz esnafın vekili olduğunuzu gösteriniz.Bu zamana kadar yapılmış olan çek kanunlarında bir ilki gerçekleştiriniz.T.B.M.M.’ nin her kurumun ve kuruluşun üstünde olduğunu ispatlayınız.Likiditenin ve çeklerin ekonomide dönen payının hesabından çok,insan onuruna verilen değer ile hukukun üstünlüğünü ön plana alınız.Çek kanunu’nun şuandaki haliyle, Anayasa’ya , Hukuka, Avrupa insan hakları sözleşmesine aykırı olduğu artık tüm kesimler ve kurumlarca bilinmektedir.Yeni kanunda bu hükümlerin kaldırılması hangi etken ve kurumlar tarafından engellenmektedir bilmek istiyoruz.Alacaklı tarafa hiçbir şey kazandırmayan , sadece egonun tatmini için kullanılan , adliyeleri ve mahkemeleri icra dairesine çeviren , iş yükünü artık altından kalkılmaz hale getiren , tüm otoritelerce insanlık dışı kabul edilen , sorgusuz ve savunmasızca hükmü verilen , cezası süre bakımından 5 yıl olan, ailelerin perişan olup dağılmasına yol açan , sosyal patlamaları yavaş yavaş tetikleyen BU YASANIN BİR AN EVVEL SONUÇLANMASI VE AVRUPA BİRLİĞİ NORMLARINA GÖRE UYARLANMASINI İSTİYORUZ. BİZ ESNAF OLARAK HALEN T.B.M.M. ‘ NİN ÜZERİNDE HİÇBİR GÜCÜN OLMADIĞINA İNANIYORUZ..

  2. 15/10/2009, 14:32

    >Bizler artık sayıları milyonları bulan , ekonomik kriz sebebiyle çeklerini ödeyememiş esnaflarız.Yalnızca Türkiye Cumhuriyeti devletine haiz olan ‘’Çeklerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hakkında kanun’’ hükümleri çerçevesinde adına para cezası denilen ve Anayasamıza, uydurulmuş bir kılıf maddesiyle HAPİS cezası almış tüccarlarız.Sesimizi duyuramıyoruz ,çünkü hepimiz kaçak durumda ve aranmaktayız.Çeklerini ekonomik kriz sebebiyle ödeyememiş esnafımıza,bu çeklerini HAPİS korkusu ile ödettiren\ödettirmeye zorlayan,meclisimizi dolaylı olarak etkilemeye çalışan , Banka ve Factoringcilerin T.B.M.M ‘nin üzerinde bir yaptırımı olmasını kınıyoruz.Nitekim Başbakanımız ‘’T.B.M.M ‘nin üzerine hiçbir güç yoktur’’ demiştir.2009 yılı itibariyle ekonomik krizinde etkisiyle bu zamana kadar katlanarak büyüyen ödenemeyen çek sayısı 3.5 milyonu aşmıştır.Esnafımızı , HAPİS ile korkutarak çekini ödemeye zorlamak, bu rakamlarla da görülmüştür ki imkansız bir hal almıştır.Ödenemeyen bir çekin yasal sonucu olarak hapis cezası almış tüccarımız ,sadece alacaklı tarafın egosu için bu cezalarla karşılaşmaktadır.Cezasını tamamlayıp cezaevinden çıkanların bir çoğu, kendileri hakkında ceza davası açan alacaklının, borcunu ödemeye de yanaşmamaktır.Bu sebebledir ki artık çeklerde hapis cezalarının caydırıcılık boyutu kalmamıştır.Bu insanlık dışı kanunda alacaklı tarafa verilen bir kağıt parçasının yaptırımı hapis olmamalıdır.ÖZGÜRLÜK ve HÜRRİYET teminat olarak verilemez.Şuan itibariyle de yüzbinlerce kişi, haklarında hükmü kesinleşmiş ve kaçak bir vaziyette borçlarını kıt imkanlar dahilinde ödemeye çalışmaktadır.Cezaevindeki esnaflarımız hükümetimizden bu konuya acil bir çare beklemektedir.Sayıları milyonları bulan çek cezalısı esnafımızın oy potansiyeli düşünüldüğünde,bir siyasi partiyi meclise gönderecek sayılarla karşılaşılmaktadır.Her fırsatta duyduğumuz, iyi niyetli-kötü niyetli ayrımı için TCK’ nın ilgili dolandırıcılık maddeleri ile bu sorun çözüme kavuşturulabilir.Bizler artık babalarımızı istiyoruz.bizler artık eşlerimizi istiyoruz.çocuklarımız aç. Kaçak durumda olan esnafımızın evinden dışarı çıkmaya özgürlüğü yok bu sebepledir ki evlerine süt götüremeyen insanlar var.Bizlere bu özgürlüğümüzü veriniz.borçlarımızı ödemenin her şeyden önce kul hakkı olduğunu iyi biliyoruz.Sizler,Bankaların, Factoring firmalarının, tefecilerin, eli çantalı lobi faaliyetlerinin değil , biz esnafın vekili olduğunuzu gösteriniz.Bu zamana kadar yapılmış olan çek kanunlarında bir ilki gerçekleştiriniz.T.B.M.M.’ nin her kurumun ve kuruluşun üstünde olduğunu ispatlayınız.Likiditenin ve çeklerin ekonomide dönen payının hesabından çok,insan onuruna verilen değer ile hukukun üstünlüğünü ön plana alınız.Çek kanunu’nun şuandaki haliyle, Anayasa’ya , Hukuka, Avrupa insan hakları sözleşmesine aykırı olduğu artık tüm kesimler ve kurumlarca bilinmektedir.Yeni kanunda bu hükümlerin kaldırılması hangi etken ve kurumlar tarafından engellenmektedir bilmek istiyoruz.Alacaklı tarafa hiçbir şey kazandırmayan , sadece egonun tatmini için kullanılan , adliyeleri ve mahkemeleri icra dairesine çeviren , iş yükünü artık altından kalkılmaz hale getiren , tüm otoritelerce insanlık dışı kabul edilen , sorgusuz ve savunmasızca hükmü verilen , cezası süre bakımından 5 yıl olan, ailelerin perişan olup dağılmasına yol açan , sosyal patlamaları yavaş yavaş tetikleyen BU YASANIN BİR AN EVVEL SONUÇLANMASI VE AVRUPA BİRLİĞİ NORMLARINA GÖRE UYARLANMASINI İSTİYORUZ. BİZ ESNAF OLARAK HALEN T.B.M.M. ‘ NİN ÜZERİNDE HİÇBİR GÜCÜN OLMADIĞINA İNANIYORUZ..

  3. 17/10/2009, 16:53

    >Karşılıksız Çek Vermekten Gözaltına Alınan Yönetmen Ezel Akay Tutuklandı Karşılıksız Çek Verdiği Gerekçesiyle Antalya'da Gözaltına Alınan Yönetmen Ezel Akay, Tutuklanarak Cezaevine Gönderildi.Karşılıksız çek verdiği gerekçesiyle Antalya'da gözaltına alınan yönetmen Ezel Akay, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Altın Portakal Film Festivali için geldiği Antalya'da bu sabah kaldığı Dedeman Otel'de polis tarafından gözaltına alınan Ezel Akay karşılıksız çek verme suçunu konu alan 3167 Sayılı Kanun'a muhalefetten Asayis Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Daha sonra Antalya Adliyesi'ne getirilen yönetmen Ezel Akay'ın borcunu ödemediği anlaşıldı. Adliye nezaretinde sabah saatlerinden beri bekletilen Ezel Akay hakkında Fatih Adliyesi tarafından çıkarılan tutuklama müzekkeresi bulunduğu belirtildi. Akay daha sonra tutuklanarak Antalya E Tipi Cezaevi'ne gönderildi.

  4. 17/10/2009, 16:59

    >Karşılıksız Çek Vermekten Gözaltına Alınan Yönetmen Ezel Akay Tutuklandı Karşılıksız Çek Verdiği Gerekçesiyle Antalya'da Gözaltına Alınan Yönetmen Ezel Akay, Tutuklanarak Cezaevine Gönderildi.Karşılıksız çek verdiği gerekçesiyle Antalya'da gözaltına alınan yönetmen Ezel Akay, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Altın Portakal Film Festivali için geldiği Antalya'da bu sabah kaldığı Dedeman Otel'de polis tarafından gözaltına alınan Ezel Akay karşılıksız çek verme suçunu konu alan 3167 Sayılı Kanun'a muhalefetten Asayis Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Daha sonra Antalya Adliyesi'ne getirilen yönetmen Ezel Akay'ın borcunu ödemediği anlaşıldı. Adliye nezaretinde sabah saatlerinden beri bekletilen Ezel Akay hakkında Fatih Adliyesi tarafından çıkarılan tutuklama müzekkeresi bulunduğu belirtildi. Akay daha sonra tutuklanarak Antalya E Tipi Cezaevi'ne gönderildi.

  5. 16/12/2009, 01:16

    >sistem ekonomik istikrsrı sağlayamadığı gibi bu istikrarsızlıktan kaynaklanan sıkıntıları görmezden gelmesi ,insan haklarına ve insanca yaşama özgürlüğüne vurulacak bir darbedir.bu darbeyi vurmamak için yeni yapılan düzenlemeye mutlaka özgürlükler kavramını iyi okuması gerekmektedir.aksi halde tarihde ve nasibi yanlızca ben veririm diyen allah cc huzurunda hiçbir zaman cevap veremeyecektir..akdi yerine getirememnin cezası özgürlüklrini elden almakmı,yoksa özgürlüğüne katkıda bulunup akdini yerine getirme fırsatı tanımakmı.özgürlüklerini fırsatçılık ,dolandırcılık,vurgunculukta kullananlar müstesna.

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: