Başlangıç > 10.C.D, adalet komisyonu, anayasa mahkemesi, çek magduru > Adalet Komisyonu’nda bulunan tasarı

Adalet Komisyonu’nda bulunan tasarı

Çek mağduru en büyük darbeyi Anayasa Mahkemesi’nden aldı, Tüm çek mağduru arkadaşlarımızın en çok umut bağladı anayasa mahkemesi kararı şok etkisi yarattı, bu kararla Türk yargısının içinde bulunduğu durumu bir daha gördük. Ekonomik gerekçelere feda edilen hukuk ilkelerini bir kez deha açık bir şekilde gördük.

Adalet komisyonunda ise yargı hizmetlerini hızlandırma kanun tasarısı kabul edildi, bu tasarıyla bir çok suç, suç olmaktan çıkarıldı.
çeklerle ilgili bir düzenleme yok, genel kurulda eklenirmi bilinmez, fakat Adli para cezalarında uygulanmayan H.A.G.B. hükümlerinin çeklerden dolayı verilen adli para cezalarında istisna olsun yönünde bir çalışma var, seçimlerden önce olur veya olmaz bilemiyoruz.

5941 sayılı çek kanunu görüşülürken, Bankalar Birliği Çek Kanunu tasarısındaki asgari tutara bile son dakikada müdahale etmişti.
Bankalar Birliğinin onay vermediği bir düzenlemeye meclisin imza atmaya gücü yetip yetmeyeceğinide göreceğiz..
Taahhüt süreleri doldu, taahhüt süresinin bittiği gün akabinde uyarlama yargılamalarını ilgili mahkemelere vermek gerekiyor, taahhüt süresi dolmadan talep edilen uyarlamalara bazı mahkemeler, taahhüt sresinin dolmadığı nedeni gerekçe gösterilerek red edilebiliyor dilekçe örnekleri sitede mevcut, durumunuza göre eklenecek hususlar varsa ekleyin.
üçte birlik kısım ödenmediği için infazın devamına kararları 7 gün içinde itiraza açık olarak veriliyor, bu kararada infaz taahhüt süresi sonunda başlanacaktır gerekçesiyle itirazda bulunun.
Not: Bu yazı anayasa mahkemesi kararını bekliyoruz yazısından kurtulmak, hemde yeni yorum alanı için yazılmıştır.
Alıntı: Adalet Komisyonu’nda bulunan tasarı

Reklamlar
  1. serhat zafer yeşilsu
    28/03/2011, 14:47

    Sayın Ak Parti Yetkililerine;

    Fazla zamanınızı almadan, maddeler halinde, size bir zaman dilimini özetlemek istiyorum. bu yazıyı okuduktan sonra 3 tane soruma yanıt vermenizi istirham edeceğim.

    1- 2009 krizinde 20 mart tarihinde işyerimi batırdım.

    2- 2009, 5 ekim tarihinde, 2 EVLADIMDAN ve 22 yıllık eşimden resmen boşandım.

    3- 2009 yılı boyunca hep sokaklarda yattım.

    4- 2009 yılında toplam 10 adet çek ve toplamda 29.000 tl borç için hakkımda dava açıldı.

    5- 2010 yılı mart sonunda, yeni çıkarmış olduğunuz yasa ile bu çekleri ödeyeceğime dair mahkemeye taahhütname verdim, ve bu davalarla ilgili çıkan hapis cezaları yasa çerçevesinde ertelendi.

    6- 2010 yılında, şubat ayında yurt dışından bir arkadaşım, beni bir alman bayanla tanıştırdı.

    7- 2010 yılı kasım 21 de ben bu insanla bir evlilik yaptım.

    8- Param olmadığı için entegrasyon yasası için gerekli olan almanca kursuna gidemedim.

    9- bu arada bir çok işyerine iş müracatı yaptım. işe alınmam söz konusu olduğunda, istenen evraklar içinde sabıka belgesi de olunca hep reddedildim.

    10- çünkü sabıka belgemin arka yüzü karşılıksız çeke muhalefet suçları ile dolmuştu.

    11- hiçbir yere adres veremiyordum, çünkü yaşlı annemin evinde kalıyordum, anneme bir zarar gelmesinden korkuyordum.

    12- acilen yurt dışına çıkmak zorundaydım, pasaportumun süresini uzattım ama karşılıksız çeklerimden bir tanesi için yurt dışı yasağı konmuş.

    13- pasaport için ödediğim ve çoğunuz için komik bir rakam olan 384 tl paramın iadesini talep ettim. vergi dairesine yazı yazdılar, vergi dairesi banka hesap numarası istedi. ne komik bir durum değil mi, hayatıma ambargo konulmuşken, banka hesap numarası verebilmek, nitekim yüce devletime bağışladım bu parayı.

    14- 2010 yılı sonlarunda, önümde yaşamıma son vermekten başka bir çarem kalmadığını düşündüğüm anda Rabbım bana bir ışık gösterdi ve serbest çalışabileceğim bir imkanı yarattım kendime. perakende sektöründe danışmanlık yapmaya başladım.

    15- 2011 yılı mart ayına kadar biraz para kazandım. ilk iş olarak yurt dışı çıkış yasağı konulmuş çekimi kapattım.

    16- pasaport için emniyet müdürlüğüne gittiğimde, hakkımda başka bir çekten dolayı yakalama olduğunu öğrendim. alacaklı kişi çeki, taahhüt süresinin bitiminden sonra mahkemeye vermiş. yani taahhüt hakkınız yok.

    17- yalvar yakar 4844 tl + masraflar ve faiz olan çeki 2000 tl vererek hallettik.

    18- pasaportumu değiştirdim ve süresini uzattım.

    19- almanyadaki eşimden davetiye gelmişti, ve tüm evraklarımı hazırlayarak alman konsolosluğuna gidip, 3 aylık vize istedim. amacım almancayı almanyada kursa gidip öğrenip orada kalabilmek.

    20- konyaya döndüğümde, konsolosluk beni aradı evraklarınız eksik; son 3 aylık banka hareketlerimi ve sosyal güvencemi kanıtlayacak belge istiyorlar. benim eşim alman ve orada kamu kuruluşunda çalışıyor, buna ne gerek var dediysem de vizeme ret cevabı geldi. Çünkü yıllardır 3. sınıf insan gibi yaşamaya alıştırılmışız. Onlar bir kimlikle tüm dünyayı dolaşırken biz Türkler, bir defterle bir ülkeye gidebilmek için sırat köprüsünü andırır bir yerden geçmek için çabalarız. çoğumuz da benim gibi yere düşer.

    21- şimdi diğer çekler için verdiğim taahhüt süresi de doldu.

    22- eğer hükümetimiz bizlerin suçlu olmadığını anlayamazsa cezaevine gireceğiz, adi bir suçlu gibi, ve suçumuzun adı borcunu ödeyememek olacak.

    23- nitekim cezaevinden çıktığımızda da, içeride yattığımız süre içerisindeki masrafımızı talep edecek bu devlet.

    böyle bir hayat hayal edebilir misiniz??? herşeyinizin elinizden alındığı,

    1- çalışma hakkınız yok

    2- işyeri açamazsınız, çünkü tepenize binerler icra yolu ile.

    3- hiçbir kredi olanağınız yok.

    4- banka da hesap açıp 1 kuruş bile tutamazsınız.

    5- davalarınızla ilgili kararları ve gelişmeleri takip edemezsiniz, çünkü bir adres bile veremiyorsunuz.

    6- verdiğiniz anda tepenize icra biner

    7- hiç bir yakınınızın evinde kalamıyorsunuz, korkuyorlar evlerine icra gelir diye.

    8- düşmüşsünüz hiçbir dostunuz yok, 1 kuruş para isteyecek kimseniz kalmamış yakınınızda.

    9- çocuklarınızdan ayrısınız, özlüyorsunuz ama birşey yapamıyorsunuz. evladınız burnunuzda tütüyor ama yanınıza çağıramıyorsunuz. çünkü paranız yok.

    10- iş arıyorsunuz, çok zor buluyorsunuz, çekiniz yoksa sabıkanız temiz çıkıyor, giriyorsunuz işyerine, SGK da göründüğünüz an, işyerindeki maaşınıza haciz yağıyor. işveren hemen sepetliyor. eğer karşılıksız çekleriniz varsa zaten sabıka belgesinden hiç giremiyorsunuz.

    11- bazı alacaklılar, size şiddet uygulamak için bucak bucak sizi arıyorlar.

    Haydi hayal edin böyle bir hayatı!
    ne yapmanız gerekiyor.

    1- namussuzluk
    2- hırsızlık
    3- eşkiyalık
    4- sahtekarlık
    başka bir yolu var mı??

    VAR:
    YAŞAMIMIZA SON VERMEK! (ALLAHIM MUHTAÇ ETMESİN BU SONA)

    Bunları abarttığım düşünülüyorsa lütfen somut bir çözüm önerin bizlere,

    ama Sayın Başbakanım gibi:
    “Siz çek mağduru değilsiniz. Çekini ödemeyen veya ödeyemeyensiniz.
    Ben de ticaretle uğraştım. Ödemeyeceğiniz çeki niye yazdınız?” gibi bir çözüm öneriniz varsa lütfen yazma zahmetinde bile bulunmayın.

    Hz. Ömer’in adaleti yoksa yüreğinizde,
    Cenab-ı Allah’ın takdiri olur üzerinizde,

    Sizlerden daha önce hiçbir talebim olmadığı gibi şimdi de olmayacak ama
    Tüm bunların ışığında sadece 3 tane SORUM olacak sizlere;

    1- “karşılıksız çekten dolayı AB ülkelerinden herhangi birisinde hapis cezası var mı?”
    2- “karşılıksız çekten dolayı hapis cezası başka hangi ülkelerde uygulanıyor?”
    3- “dünya üzerinde daha ne kadar defter pasaportla dolaşan 3. sınıf toplum olmaya devam edeceğiz?”

    sizlerden sadece bu 3 soruma cevap vermenizi istirham ediyorum.

    saygılarımla,
    serhat zafer yeşilsu

  2. MEHMET ALI OZTURK
    28/03/2011, 23:12

    Mevcut iktidar herşeyin farkındadır.
    İsterlerse bu haksız uygulamaya son verirler.
    İsterlerse zulmü bitirirler.

    Şu anda TBMM’nde olan 2 adet yasa tasarısı var.
    Bu tasarılardan birine yapılacak ufak bir ekleme sorunu bitirir.
    Eğer iktidar isterse.

    Eğer bunu yapmazlarsa;
    ya da eğer bir şey yapmış görünmek için yeni bir erteleme icad ederlerse;
    niyetlerinin iyi olmadığına tamamen emin olacağız.

    Yapacaklarsa bir şeyler, şu bir kaç günde yapmalılar.
    TBMM kapandıktan sonra bir şey yapamazlar.

    Göreceğiz ne olacağını.
    Ona göre 12 Haziran’da oy kullanacağız.

    Saygılarımla,
    Mehmet Ali Öztürk

    • erenus
      02/04/2011, 20:10

      aynen öyle kardeşim.

  3. utanan
    02/04/2011, 11:01

    her gün yeni bir haber okudukça UTANIYORUM BÖYLE BİR ÜLKEDE YAŞADIĞIM İÇİN UTANIYORUM İNSANLAR BU HALLERE DÜŞÜRÜLDÜĞÜ İÇİN UTANIYORUM 22YILLIK EŞİNDEN MECBUREN AYIRAN DEVLETTEN UTANIYORUM BORCUNDAN DOLAYII EVLADI ANADAN BABADAN AYIRAN DEVLETTEN UTANIYORUM ,EVİNE BORCUNDAN HACİZ GELEN ÇOCUĞUN GÖZLERİNE BAKMAKTAN UTANIYORUM BÖBREKLERİNİ NETTEN BORCUNA KARŞILIK SATACAĞINI SÖYLEYEN KİŞİNİN ÇARESİZLİĞİNE UTANIYORUM 10 YIL SONRA ESKİDEN NE KADAR ADALETSİZLİK VARMIŞ KİŞİ BORCUNDAN DOLAYI NE ZULUMLERE UĞRATILMIŞ DENECEĞİNİ DÜŞÜNMEKTEN UTANIYORUMMM UMARIM BİRGÜN SEBEP OLANLARDA UTANIR AMA O YAPTIKLARI ZÜLÜMDEN DOLAYI CEHENNEM AZABINA DUÇAR OLDUKLARI GÜN OLMAZ UMARIM

    • MEHMET ALİ ÖZTÜRK
      02/04/2011, 21:13

      Sayın “Utanan” rumuzlu arkadaşım,

      Evine haciz gelen çocukla ilgili aşağıdaki yazınızı ve bu yazınızı çek mağdurları ile ilgili sitelerde yayınladım; izninizi almadan bunu yaptım, inşallah bana kızmazsınız. Bu sitelerden http://www.cekmagdurlari.com sitesindeki arkadaşlarımız sağolsunlar çok ilgilendiler; bu çocuğumuza hiç olmazsa bir şeyler yapabilmek isteriz, bana biraz bilgi verebilmeniz mümkün mü acaba ?

      Saygılarımla,
      Mehmet Ali Öztürk

  4. utanan
    02/04/2011, 11:14

    bir komşumuza birgün haciz geldi çocuk eski bir tvde atari oynuyordu anası terkedip gitmişti babasıyla onu sessiz bir çocuktu sorulmazdan konuşmazdı saatlerce oturur atari oynardı düz saçları vardı altı yedi yaşlarındaydı.haciz topladı evdeki eşyaları sonra tv ye sıra geldi o zamana kadar etrafındaki olaylardan haberi vardı fakat ne neden niçin anlamıyordu sonra tv ye uzandı eller neden olduğunu anlamamıştı ama biri kapatmıştı hayatla olan bağını sonra küçücük avuçlarından atari alındı dönüp babasına baktı ama babası ona bakamadı o çocuk şimdi nerde nasıl ne halde bilmiyorum umarım devlet biliyordur

  5. MEHMET ALİ ÖZTÜRK
    02/04/2011, 12:27

    Ben de utanıyorum kendimizi yönetecek doğru, dürüst, adil insanları seçmediğimiz ya da seçemediğimiz için; bizlerin de beklnetisi olmadan yönetime talip olmadığımız için.

    Yukarıdaki yazılalardaki zulüme, acılara sebep olanların ve/veya bunlara göz yumanların Allah müstehaklarını verecektir elbette…

  6. Bekir KIZIL
    02/04/2011, 18:42

    2007 yılında yaşadığım ilçede motorlu taşıyıcılar kooperatifi kuruldu, bende üye oldum ve ilk genel kurulda başkan yardımcılığı görevine seçildim ve 2008 yılı sonunda yapılan olağanüstü seçime kadar devam ettim. Geçen bu zaman içinde üç ayrı banka ile çalışarak aylık tahminen 250.00 ile 300.000 Tl karşılığı üye adına çek keserek kusursuz bir şekilde ve dürüstçe görevimizi yapıyorduk. Takii 2008 yılı Agustos ayında dünyada baş gösteren mali kriz birlikte çalıştığımız ihracaat şirketlerini vurması ve bize yapması gereken ödemelerin geçikmesi nedeniyle olağanüstü seçim kararı almıştık ve kalan ödemeleri bizden görev teslim alan yönetimce tahsil edildi. Fakat işin ilginç tarafı kooperatifin ana muhasebesi tarafından ödenecek çeklerin,tarihi,miktarı ve hangi bankaya ait olduğu, kimin adına yazıldığı açıkça belirtildi.muhasebe mizan kayıtların ile tüm evraklarda bizim yönetimimizin açığının olmadığı hatta kriz döneminde yönetim olarak çeklerimiz vurulmasın düşüncesiyle bankadan alarak kooperatif hesabına koyduğumuz miktar bile net gözükürken. yeni yönetim alacakları tahsil ettikten sonra bizim imzaladığımız ve yeni yönetimce ödenmesi zorunlu olan çekleri ödemediler, kooperetife istifalarını vererek arkadaşlarıyla birlikte ayrılarak başka bir kooperatifte çalışmaktadırlar. Bu konular hakkında her türlü şikayet etmemize rağmen bir netice alamadık. koop.defterleri 2 yılı aşkın süredir savcılıkta incelemede, hala cevap yok. ana musasebecimiz verdiği ifadede eski yönetim suçsuz, bizler için boşu boşuna ceza evinde yatıyor diye ifadesinde belirtmiş, ama çeklerdeki imzadan dolayı bizler hala suçlu, hala aranmaktayız.ceza evinde kaldığımız 152 gün boyunca günahsız yere yattığımızı sadece biz biliriz. Bunları hak etmiyoruz. dünyada başlayan krizi bizler yaratmadık. adalet sistemi sağlıklı çalışmıyor, davalar uzun sürüyor.elimizden 4.000.000 tl gibi para sağlıklı olarak gelip geçmiş. dünya kadar KDV ödemişiz, geriye kalan 50-60.000 tl gibi rakamlar bizleri kahrediyor. Bizlerde adalet istiyoruz.Bizlerin mal varlıkları meydanda, kuruma ait çek yüzünden evime ipotek konuldu. ve yargıtay onadı. Adaleti gören varsa bana bilgi versin.Geciken adalet adalet değildir.Çeklere uygulanan adlipara cezaları bir an önce kaldırılsın ki bizlerde adalete giderek haklarımızı arayalım. Adaletin tecelli etmesini istiyoruz.

  7. MEHMET ALI OZTURK
    10/04/2011, 23:57

    Muhterem Arkadaşlar,

    Günler geçip gidiyor. Umarım Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi müracaatlarınızı yapıyor veya yaptırtıyorsunuzdur.

    AİHM süreci uzun sürüyor demeyin – 2008, 2009′da müracaat edebilecek durumdakiler bunu yapmış olsalardı, şimdiye hem tazminat kazanmışlardı hem de TC devleti bu ucubeliği ortadan kaldırmak zorunda kalmıştı.

    Herkes müracaatını bizzat ya da avukatı aracılığıyla rahatlıkla yapabilir; müracaat için bir para gerekmiyor, yabancı dil bilmek de gerekmiyor, sadece bir form doldurulup postalanacak. Hepsi bu !

    İlk aşamada doldurulup yollanacak form bir ön başvuru niteliğinde. Müracaat kabul edildikten sonra (yaklaşık 6 ay) savunma başlıyor – avukatınızı bu aşamada da atayabilirsiniz.

    Saygılarımla,
    Mehmet Ali Öztürk

  8. MEHMET ALI OZTURK
    10/04/2011, 23:59

    AİHM’nde Türkiye’nin daimi temsilcileri var. Çek yasası mağdurluğu sebebiyle Strasbourg’a binlerce müracaat geldiğinde Ankara’ya hemen alarm vereceklerdir.

    İşte eylem !

    Hem sesimiz duyulacak, hem işlemlerimiz başlayacak, hem tazminat alacağız, hem de bu çek kanununun kaldırılması için Hükümet’i mecbur bırakacağız.

    Hem netice getirecek hem de herkesin katılabileceği bir eylem !

    .
    .
    .
    .
    Saygılarımla,
    Mehmet Ali Öztürk

  9. vanmer erdal
    11/04/2011, 21:06

    slm arkadaşlar ben salı günü ordaydım yanlız.hiç hoş şeyler olmadı bazı kendini begenmiş insanlar .vardı.çok iyi tanıdıgım sayın avukat.ertuğrul kıvanç koç kendisi bizzat bizler için çok şeyler yapmış ve çek magdurlarına çok yardımcı olmuştur ama bazı avukat arkadaşlar nedense onu çekememiştir.çünkü ertugrul bey bu konuda en çok yardımcı olan bize odur.size samiyetimle söylüyorum.keşke bu insanı bi tanısaydınız bana hak verirdiniz.kendisi bizim için gelmiş orda gördügüm kadarıyla moralı bozuk olarak çıkmıştır.sebebi kendini bilmez insanlar.bakın arkadaşlar biz ne durumda oldugumuzu biliyoruz.keşke her avukat ertugrul bey gibi olsa.bu sitedeki tüm avukatlardan en bilgili ve işini en dört dört lük yapan kişidir.bizzat şahit oldum.bizler konuşmayı bilmeyen daha kendini savunmayan kişilere herşeyi bırakmışız.keşke televizyonlarda bizi savunan ertuğrul avukat olsaydı.ben şahsım adına rahmi beyi hiç begenmiyorum.neden derseniz bizim için bişeyler yapmak istiyor ama konuşamıyor.demek isdedigim yanlış avukatlarla işler yürümüz.çok üzülerek söylüyorum.ama inşallah kazanan bizler oluruz.herkese selamlar.ve burdan ertuğrul beye beni tüm çek konusunda aradıgım zaman hiç üşenmeden karşılık istemeden yardımcı oldugu için sizlerin huzurunda teşekkür ederim.saygılarımla .vanmer erdal

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: