Arşiv

Archive for the ‘yeni çek kanunu’ Category

Yeni Çek Kanunu Bir Örtülü Aftır

18/02/2012 Yorum bırakın

3167 sayılı yasa döneminde düzenlenen tüzel kişiye ait çekler yönünden bir nevi af çıkmıştır.
5941 sayılı döneminde ise yasanın 5/4 maddesinde “Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde resen mahkeme tarafından, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir.” düzenlemesi vardır.
Açılan davalar tüzel kişilerin yetkilisi gerçek kişiler hakkındaydı.İddianamelerde tüzel kişi yönünden bir talep yoksa “resen” tüzel kişi hakkında yasaklama kararı vermeyip yetkili gerçek kişiler hakkında yasaklama veriyorduk.Yasa değişikliği ile tüzel kişi yetkililerinin sorumluluğu kalktı.Hesap sahibi sıfatıyla iddianamede gösterilmeyen tüzel kişiler hakkında da yasaklama verilip verilemeyeceği tartışılması gereken bir konudur.

Yeni Çek Kanunu Sigorta Sistemi

31/01/2012 Yorum bırakın

Yeni çek kanunu üzerine yorumlar giderek akılcılık boyutundan uzaklaşıyor. Şimdi de “Ödeme Garanti Sigorta Fonu” adıyla bir fon kurulması öneriliyor. Ödenmeyen çekin tazmin edileceği bir fon kurulması önerisi, çek kabul eden firmaların lehine bir gelişme gibi algılanabilir. Ama pratikte sonuçları yıkımla eşdeğerdir.
Öneri AK Parti Kütahya Milletvekili Hasan Fehmi Kinay’dan geldi. CHP ve MHP’den de bu öneriyi destekleyenler çıktı. Allah’tan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli tehlikeye işaret ederek “Fon, karşılıksız çıkan çek hacmini patlatır” dedi de irrasyonel çıkışların önü hiç değilse alındı.

Bu meseleyi tartışanların en büyük argümanı, hapis cezası kalkarsa iyi niyetli-kötü niyetli ayrımı kalmayacağı şeklinde. Çeki zamanında ödemeyenlerin “kötü niyetli” olarak kabul görmesi baştan hatalı bir yaklaşım.
Öncelikle çek dediğiniz ödeme aracının piyasa tarafından nasıl kullanıldığına bakalım. Çek verildiği anda, yasaya göre karşılığının bankada olması gerekir. Vadeli çek olur mu? Olmaz. Yasak. Buna rağmen piyasa, çeki vadeli kullanır. Bunun anlamı şudur: Malı satan veya hizmeti veren kişi, müşteriden çeki alırken, müşterinin bu ödemeyi anlaştıkları tarihte verebileceğini kabul eder. Başka bir deyişle çekin karşılığının o an bankada olmadığını kabul eder. Bir başka ifadeyle çeki veren kişi, vadesine kadar bu parayı temin edeceğini kabul eder. Ve nihayetinde çeki alan kişi, çeki kabul ettiği kişinin işlerinin yolunda gitmesini umar. Piyasada hiç kimse aldığı (vadeli) çeki, o gün gidip bankadan nakde çevirmeyi de düşünmez. Bu da ticari hayatın yazılı olmayan kurallarından birisidir.
Bu açıdan baktığınızda çek aslında bir ödeme aracı olmaktan çok, bir sözleşmeyi ifade eder. Çekin ödenememesi durumunda çeki yazanın hapishaneyle tanışmasına yol açacak hukuki sürecin varlığı da çek yazanları daha dikkatli davranmaya iter elbette. Daha fazlasını oku…

Çek Kanunu Genel Kurul Gündeminde

29/01/2012 Yorum bırakın

Karşılıksız çekte hapis cezasını kaldırarak bunun yerine 10 yıllık çek kullanma yasağı getiren yeni çek kanun tasarısıın il üç maddesi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kişiye, her bir çekle ilgili olarak uygulanan 1 yıla kadar hapis cezası, 300 TL’den 3 bin TL’ye kadar idari para cezasına dönüştürülecek.

Karşılıksız kalan çek bedeli, faizi ile birlikte ödenmesi durumunda çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak. Bankalar, 31 Aralık 2012 yılına kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verecek.

Karşılıksız Çeke Hapis Cezası Kaldırıldı

29/01/2012 1 yorum

Yeni Çek Kanunu’nun ilk üç maddesi kabul edildi. Buna göre; karşılıksız çek kullananlara hapis yerine idari para cezası verilecek. İçerdekiler çıkacak.
Meclis Genel Kurulu’nda, Çek Kanunu’nda değişiklik yapan tasarının ilk 3 maddesi kabul edildi.
Buna göre; karşılıksız çekte, adli para cezası ödenmediği için uygulanan hapis cezası, idari nitelikte yaptırıma dönüştürülecek. Karşılıksız çek veren kişi hakkında, her bir çekle ilgili olarak 1500 güne kadar adli para cezası verilecek. Savcı tarafından çek düzenleme ve açma yasağı kararı verilebilecek.
Bankaların karşılıksız çek tahsilindeki sorumluluğu artacak. Karşılıksız çekle birlikte dolandırıcılık, belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının yanı sıra, kişiye TCK’nın ilgili hükümlerine göre de ceza uygulanacak.

İçtihat; Karşılıksız Çek Tebligat İmkansızlığı

27/07/2011 Yorum bırakın

cek kanunu cek yasasi cek mağduru karşılıksız çek yargıtay içtihat YARGITAY
10. CEZA DAİRESİ
Esas Numarası: 2010/25998
Karar Numarası: 2010/24752
Karar Tarihi: 29.11.2010
DAVA VE KARAR: Karşılıksız çek keşide etme suçundan sanık Ö. K.’nın mahkumiyetine ilişkin İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.06.2004 gün ve 2003/1057 esas, 2004/743 karar sayılı hükmü ile bu hükmün infazı aşamasında;

hükümlü müdafiinin yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin aynı Mahkeme’nin 03.08.2009 tarihli ve 2003/1057 esas ve 2004/743 karar sayılı kararına yönelik “itirazın reddine” ilişkin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17.09.2009 gün ve 2009/923 müteferrik sayılı kararına karşı Yüksek Adalet Bakanlığı’nın 24.04.2010 gün ve 4781/26454 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımın 10.05.2010 tarihli İhbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2004 tarihli ve 2003/1057 esas, 2004/743 sayılı kararı ile ilgili olarak; Daha fazlasını oku…

Vadesinden önce ibraz edilen çekler

19/01/2011 Yorum bırakın

>T.C.

YARGITAY

Daire:10. Ceza Dairesi
Tarih:17.01.2011
Esas No:2010/20733
Karar No:2011/418
Mahkeme: Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesi
İlgili Maddeler:5941 sayılı çek kanunu, erken ibraz, lehe durum T.C.K. 7 madde uyarlama
İLERİ TARİHLİ ÇEKLERİ VADESİNDEN ÖNCE BANKAYA İBRAZI VE KARŞILIKSIZ ÇIKMASI
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan şüpheli Mevlüt G. hakkında yapılan soruşturma sonucunda verilen, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2009 tarihli 2009/4950 soruşturma ve 2009/9018 karar sayılı kararına yönelik “itirazın reddine” ilişkin Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 14.09.2009 tarihli ve 2009/595 Değişik iş sayılı kararına karşı Yüksek Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebinde bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.04.2010 tarihli tebliğnamesi ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Dosya kapsamına göre, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesinde “31/12/2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.” hükmünün yer aldığı, ancak bu hükmün 28/02/2009 tarihinde yürürlüğe girdiği, söz konusu çekin bankaya ibraz edildiği tarih olan 28/01/2009 tarihi itibarıyla ilgili madde hükmünün henüz yürürlükte olmadığı, dolayısıyla müştekinin şikâyet hakkının doğduğu cihetle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının belirtilen kararının bozulması istenmiştir.
İncelemeye konu karardan sonra 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılarak, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri uyarınca, şüphelinin hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin Mahallinde yapılarak, bir karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 707. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen, “Keşide günü olarak gösterilen günden önce ödenmek için ibraz olunan bir çek ibraz günü ödenir.” hükmü uyarınca, ileri tarihli çek düzenlenmesi olanaklıdır.
28.02.2009 tarihli Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile 3167 sayılı Çek Kanun’a eklenen geçici 2. maddede “31.12.2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir” hükmüne yer verilmiştir.
Madde gerekçesinde ise, “Madde ile; belirli bir süreyle çekin, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz kabul edilerek ekonomik sıkıntılarla çeklerin zamanında ödenememesi sonucunda ticari hayatta karşılaşılan sorunlara ve mağduriyetlere çözüm üretilmesi amaçlanmaktadır.” açıklaması yapılmıştır.
Madde metninden ve gerekçeden de anlaşılacağı üzere; söz konusu hükümle, 28.02.2009-31.12.2009 tarihleri arasındaki belirli ve geçici sürede, yaşanmakta olan ekonomik kriz nedeniyle ortaya çıkan belirsizliğin ve güvensizliğin bir sonucu olarak, ellerinde bulunan ileri tarihli çekleri vadesinden önce bankaya ibraz edenlerin önüne geçilip; piyasadaki para dolaşımının sürekliliğinin sağlanması ve ticari yaşamda ortaya çıkan sorunların, mağduriyetlerin bir ölçüde önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Bu düzenleme uyarınca, muhatap banka tarafından, 28.02.2009 – 31.12.2009 tarihleri arasında ibraz edilen ileri tarihli keşide edilmiş çekler için herhangi bir işlemin; dolayısıyla, karşılığı bulunmayan çekler yönünden de 3167 sayılı Çek Kanun’un 4 ve 5. maddelerinde öngörülen işlemlerin yapılması olanaklı değildir. Böylelikle, Türk Ticaret Kanunu’nun 707. maddesi, belirtilen zaman aralığında uygulanamayacaktır.
Belirtilen düzenlemenin, 3167 sayılı Kanun’un 16. maddesinde öngörülen karşılıksız çek keşide etmek suçu yönünden değerlendirilmesi durumunda aşağıdaki sonuca varmak gerekir.
5838 sayılı Kanun’la 3167 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. madde hükmü, sadece 28.02.2009 – 31.12.2009 tarihleri arasında uygulanacağından; ileri tarihli düzenlenip de belirtilen tarihler arasında vadesinden önce bankaya ibraz edilen ve ibraz tarihi itibariyle karşılığı bulunmayan çekler yönünden, muhatap banka şubesince karşılıksız işlemi yapılamayacağından ve yapılsa bile bu işlem geçersiz olacağından, bu tarih itibariyle karşılıksız çek keşide etmek suçu oluşmayacak, ancak, keşide tarihinden itibaren işleyecek yasal ibraz süresi içerisinde ibraz edilip, karşılığının bulunmaması durumunda suçun oluşumu söz konusu olacaktır.
28.02.2009 tarihinden önce, üzerinde yazılı keşide tarihi gelmeden ibraz edilen ileri tarihli çekler hakkında ise, 3167 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin bu dönemde uygulanmaması nedeniyle, çekin bankaya ibrazı olanaklı olup, karşılıksız işlemi yapılması gerektiğinden; bu tarihten önce işlenen suçlara ilişkin kesinleşmiş mahkûmiyetler ile sürmekte olan soruşturma ve kovuşturmalar yönünden, 3167 sayılı çek kanunu geçici 2. maddesindeki düzenlemenin lehe olduğu gerekçesiyle uygulanması mümkün değildir.
Bu açıklamalara göre somut olay incelendiğinde; şikâyete konu çekin, keşide tarihinin “20.03.2009” olması nedeniyle, ileri tarihli düzenlenmekle birlikte 28.02.2009 tarihinden önce ibraz edildiği; böylelikle, karar tarihindeki kanun hükümleri uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar gerekçesinin yerinde olmaması nedeniyle bu karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi yasaya aykırı ve kanun yararına bozma talebine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 14.09.2009 tarihli ve 2009/595 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkeme Başkanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 17.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

vadeli çek, erken ibraz, çek kanunu, yeni çek kanunu, yargıtay içtihat, çek yasası, çek, karşılıksız çek, ileri tarihli çek, vadeli çeklere af

Çekte Kismi Ödeme, Uyarlama Yapılması

13/01/2011 Yorum bırakın

>T.C.
YARGITAY
10. CEZA DAİRESİ
Karar Tarihi:11.01.2011
Esas No:2010/57641
Karar No:2011/235
İlgili Maddeler:5941 SY’nın 5/1.
Suç: Karşılıksız çek keşide etmek
Dosya incelendi:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesince, 5941 sayılı Çek Kanunu‘na göre verilecek cezanın üst sınırı ile çek hesabı açma yasağının kaldırılacağı tarihi esas alınarak, bu kanunun sanığın aleyhine olduğu kabul edilmiş ve suç tarihinde yürürlükte olan 3167 sayılı çek kanunu uyarınca hüküm kurulmuş ise de;
bu kanunların ayrı ayrı olaya uygulanarak sonuç cezaların ve diğer yaptırımların belirlenmesi, öncelikle asıl cezalar karşılaştırılarak daha az cezayı gerektiren kanunun lehe olduğunun kabul edilmesi, asıl cezalar eşit ise diğer yaptırımlar karşılaştırılarak lehe kanunun saptanması gerekmektedir.
Buna göre;
1- 3167 sayılı çek kanunu uygulanarak sonuç yaptırımların belirlenmesi,
2- Tutarı 28.734 TL olan suç konusu çekin ibrazı anında çek hesabında 25 TL bulunması ve muhatap bankanın o tarih itibarıyla ödemekle yükümlü bulunduğu miktarın ise 300 TL olması nedeniyle, bu miktar düşüldükten sonra çekin karşılıksız kalan bölümünün 28.409 TL olacağı dikkate alınarak; 5941 sayılı çek kanunu 5/1. maddesi ile T.C.K’nın 61. maddesi uyarınca 5-1500 gün arasında adli para cezası belirlenmesi ve T.C.K’nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığının 20-100 TL arasında takdir edilmesi, hesaplanacak adli para cezası 28.409 liradan az ise bu miktara yükseltilerek sonuç adli para cezasının ve ayrıca çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının saptanması,
3- Daha sonra, her iki kanuna göre belirlenen adli para cezaları ile diğer yaptırımlar karşılaştırılarak, sanığın lehine sonuç doğuran kanunun bir bütün halinde uygulanması; Gerekirken,
soyut karşılaştırma ile yetinilerek, belirtilen biçimde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 11.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Çek kanunu, çek yasası, çek, adli para cezaları, adli para cezası, yargıtay 10. Ceza Dairesi, yargıtay içtihat, karşılıksız çek, çek mağdurları, çek mağduru