Archive

Posts Tagged ‘adli para cezası’

Vergi Usul Kanununa Muhalefet Defterlerin ibraz Edilmemesi

26/02/2012 2 yorum

T.C.
YARGITAY
11. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Esas No : 2008/16372
Karar No : 2011/23878
Tebliğname No : 11 – 2008/196081

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Sultanbeyli 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/03/2008
NUMARASI : 2007/207 (E) ve 2008/71 (K)
SANIK : Gürkan ÇELEN
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : 213 S.Y. 359/a-2-son, TCK 62, 52/2-4 maddeleri gereğince; 6.000 YTL adli para cezası.
TEMYİZ EDEN : Sanık
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Onama

Yapılan duruşmaya, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanığa defter belge gizlemek suçundan verilen temel cezanın, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2. maddesinin 5728 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki düzenlemesine uygun biçimde 6 ay hapis olarak belirlenmesine karşın, hürriyeti bağlayıcı cezanın paraya çevrilmesinin, aynı maddenin 5728 sayılı Kanun ile değişiklikten sonraki düzenlemesine göre takdir edilmesi suretiyle, karma uygulama yapılması, Daha fazlasını oku…

Çek kanunu Değişiyor

13/01/2012 Yorum bırakın

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, karşılıksız çek kesmekten dolayı cezaevinde bin 457 kişinin bulunduğunu belirterek, “Bununla ilgili Yargıtay’daki dosya sayısı 217 bin 165, savcılıklar ile derece mahkemelerinde ise 400 bin” dedi.

TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen tasarının görüşmelerinde konuşan Ergin, ilgili yasada, “karşılıksız çek keşide etme suçu için adli para cezası öngörülmüş olmasına rağmen, bu para cezasının ödenememesi durumunda infazın, para cezasının hapis cezasına dönüştürülmesi suretiyle yerine getirildiğini” bildirdi.

Borcunu ödeyemeyen kişi hakkında hapis cezası uygulanmasının, bu kişinin ticari hayatının sona ermesine neden olduğunu ve aynı zamanda da borçlarını ödeme ihtimalini ortadan kaldırdığını belirten Ergin, Anayasa’da “Hiç kimse sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” denildiğini kaydetti.

“Çek Yasasından kaynaklanan olumsuzlukları gidermek amacıyla, akla gelen ilk çözüm karşılıksız çek keşide etmenin suç olmaktan çıkartılarak, bu eylem için herhangi bir yaptırım uygulanmamasıdır” diyen Ergin, şöyle konuştu:

“Ancak çekin ekonomik hayatta ifa ettiği görevde bir zafiyet yaşanmaması için, karşılıksız çek keşide etme eyleminin tamamen yaptırımsız bırakılması uygun bir çözüm olarak görülmemektedir. Bu nedenle karşılıksız çek keşide etme eylemi için idari nitelikte bir yaptırım uygulanması durumunda, hem karşılıksız çek keşide etme fiili yaptırımsız kalmayacak, hem de sözkonusu sakıncalar giderilmiş olacaktır. Tasarıda karşılıksız çek keşide etme eylemi için idari nitelikte bir tedbir olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanması öngörülmektedir.” Daha fazlasını oku…

Karşılıksız Çek Yargıtay Temyiz Dilekçe Örneği

14/08/2011 3 yorum

Karşılıksız Çek Nedeniyle Mahkemece Mahkumiyet Verilmiş Çek Mağduru vatandaşlar için yargıtaya gönderilecek temyiz dilekçe örneğidir.
YARGITAY İLGİLİ CEZA DAİRESİNE
Gönderilmek üzere
………SULH CEZA MAHKEMESİNE
DOSYA NO :
TEMYİZ EDEN:
KONU : …Asliye Ceza Mahkemesinin ……../…. E ve ……/…. K numaralı …./…./….. tarihli kararının temyizen bozulması talebidir
TEMYİZ NEDENLERİ:
…./…./.20.. tarihinde yukarıda numarası belirtilen dosyaya konu “karşılıksız çek keşide etme” suçundan adli para cezasına mahkum edildim.
TEMYİZ NEDENLERİ:
Mahkum edildiğim dava konusu çek vadeli bir çektir çeki keşide ederken mali durumum çeki ödemeye uygunken çeşitli etkenler nedeniyle mali durumumuz bozulmuştur çeki ödememekte hiçbir kastım yoktur, çekin ödenmemesi tamemen ödeme gücümü yitirmemle ilgilidir, ve bu imkanım olmaması nedeniyle TCK objektif sorumluluğu kabul etmemektedir. Kusur çeşitleri ise, kast, taksir ve netice sebebiyle ağırlaşmış suçtur. Ceza hukukunda temel kusurluluk şekli kasttır. Diğer bir deyişle, kanunda aksi belirtilmediği sürece suçlar ancak kasten işlenebilmektedir. Bu durum TCK’nın 21 inci maddesinde de, “suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır” denmek suretiyle açıklanmıştır.
Mahkeme hesabta yeterli para bulunmaması nedenlerini araştırmamıştır. Oysa ki, TCK’nın kusurluluk ile ilgili hükümlerine göre hareket edersek, ortada karşılıksız çek keşide etme suçunun var olduğunu söyleyebilmek için, failin kastının hesapta yeterli para bulunmamasını da kapsadığının ispat edilmesi gereklidir.
Eğer kişinin meydana gelen neticeden en azından taksir derecesinde bir sorumluluğu yoksa, kişinin o suçtan dolayı sorumlu tutulamaması gerekir. Netice olarak, TCK’nın genel hükümlerine göre hareket edildiği takdirde, failin kastının hesapta para olmamasını da kapsar nitelikte olduğu hallerde ancak ceza verilebilmesi, aksi durumda, sübjektif sorumluluk gereğince yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmadığının kabulü gerekir. Bu ise, CMK’nın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince hakkımda beraat kararı verilmesini gerektirmektedir.
SONUÇ VE İSTEM :
Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin verdiği kararın TEMYİZEN BOZULMASINA karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. …/…/…
Temyiz Eden…….

İçtihat; Karşılıksız Çek Tebligat İmkansızlığı

27/07/2011 Yorum bırakın

cek kanunu cek yasasi cek mağduru karşılıksız çek yargıtay içtihat YARGITAY
10. CEZA DAİRESİ
Esas Numarası: 2010/25998
Karar Numarası: 2010/24752
Karar Tarihi: 29.11.2010
DAVA VE KARAR: Karşılıksız çek keşide etme suçundan sanık Ö. K.’nın mahkumiyetine ilişkin İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.06.2004 gün ve 2003/1057 esas, 2004/743 karar sayılı hükmü ile bu hükmün infazı aşamasında;

hükümlü müdafiinin yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin aynı Mahkeme’nin 03.08.2009 tarihli ve 2003/1057 esas ve 2004/743 karar sayılı kararına yönelik “itirazın reddine” ilişkin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17.09.2009 gün ve 2009/923 müteferrik sayılı kararına karşı Yüksek Adalet Bakanlığı’nın 24.04.2010 gün ve 4781/26454 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımın 10.05.2010 tarihli İhbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2004 tarihli ve 2003/1057 esas, 2004/743 sayılı kararı ile ilgili olarak; Daha fazlasını oku…

Alanya’da çek mağdurları ve boşanmalar arttı

29/05/2011 9 yorum

Alanya’da karşılıksız çek ve çek mağduru sayısında artış gözleniyor. Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde önceki gün görülen davalarda, çoğu bankalar olmak üzere 44 kişi Karşılıksız çek vermek suçundan hakim karşısına çıktı. Bir çok vatandaş, krizden dolayı işlerinin iyi gitmediğini belirterek, bankalardan aldıkları çek koçanlarını geri verdiklerini söylediler. Çek mağdurları, alacaklı davalıların avukatlarıyla anlaşmak için çaba sarfederken, bir çoğunun ise ödeyemedikleri borçları icra iflas haciz yoluyla tahsil edilecek.

BİR GÜNDE 10 BOŞANMA DAVASI
Öte yandan bir günde 10 çift boşanmak için mahkeme salonunda hazır bulundu. Bunlardan bazılarına düşünme süresi verilirken, Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 4 çiftin ise, Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verildi. Neden yaşanan ekonomik kriz
Mehmet AL-ÖZEL-HABER

İçtihat: Adli Para Cezalarının İnfazı

26/04/2011 Yorum bırakın

Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Esas No:2010/11-236
Karar No:2010/254
İlgili Maddeler:5275 Sayılı Kanun Madde 106
İlgili Kavramlar: Adli Para Cezalarının Ödenmemesi ve Gün Hapis kararlarının İnfaz aşamasında hangi miktar üzerinden uygulanacağı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanık Seyitnur Subaşı hakkında, 23.12.2003-02.11.2004 tarihleri arasında haksız sigorta bedelini alma suçundan 5237 sayılı TCY hükümleri lehe kabul edilerek verilen hükümle ilgili olarak; Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, 01.06.2005 tarihinden önce işlenmiş olan suçlara ilişkin olarak kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCYnın 52. maddesi uyarınca doğrudan belirlenmiş gün para cezasının infaz aşamasında ödenmemesi halinde hangi miktar üzerinden hapse çevrilmesi gerektiğinin belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosyada: Daha fazlasını oku…

Çek Mağdurluğu

29/09/2010 547 yorum

>5941 sayılı yasadan bu yana tam on ay geçti. Çek mağdurlarınn çoğu taahütte bulundu. Hapiste yatan mağdurların çoğu kısa süreliğine de olsa özgürlüklerine kavustular. Kaçak yaşamak zorunda bırakılan mağdurlarda aynı şekilde şu an rahatlar. Ne zamana kadar taahütte bulundukları süre bitene kadar.

Tüm malvarlıklarını yitirmiş elinde avucunda parası olmayan bizlerin bırakın taahütte bulunuğumuz çek miktarlarını ödemeyi dışarı çıkıp bir çay parası bulamadığımız günlerimiz oldu.

Aradan koskoca 10 ay geçti şimdi özeleştiri zamanımız kimse kimseye kızmasın sorgulamasın ve lütfen hep beraber bu boşlukta ne yaptığımızın bir muhasebesini yapalım. İyi hatırlanırsa bu yasa çıkmadan önce küçük büyük herkesin bu yasanın bir an evvel çıkması için verdiği çabalar ve emekler nasıl çabuk unutulduğu görülür. Kimimiz sabahlara kadar bulduğu her mail adresine mail yağdırırken kimimiz milletvekilleriyle telefonda görüşmek için neler yaptı. Meclise milletvekilleriyle görüşülmeye gidildi çok kere. Ve o kadar kararlıydık ki Emre kardeşimiz sadece 1 dakikalığınada olsa başbakanla bile görüşüp mağduriyetimizi anlatmayı başardı. Evet şimdi düşündüğümüzde o kadar imkansızlıklar içinde bile bunları yapabiliyorduk. Çocuklarımıza süt alamazken sağdan soldan bulabildiğimiz ufak paralarla meclise gidecek arkadaşlarımıza destek oluyorduk. Milletvekilleriyle telefonda görüşen konuşan mağdurlara kontör transfer ediyorduk. Bir bakanın milletvekilinin savcının telefonu veya mail adresini bulduğumuzda hemen o adrese yönelir ve bıktırana kadar arardık ya da mail atardık. İyi hatırlıyorum yasa çıkana kadar kimse o parti bu parti ayırımı yapmadan ulaşabildiği sesimizi duyurabildiği her noktaya ulaşmak için elinden geleni yaptı. Sonuç 2007 seçimlerinden beri hükümet sadece bir elin parmakları kadar yasa çıkarttı. Bu nokta çok önemli bizler bu yasayı yenide meclis gündemine getirmeyi başardık. Bundan 2 sene öncesine kadar hiç sesi çıkmayan heryerde dolandırıcı olarak bakılan bir kitle artık ÇEK MAĞDURLARI olarak bilinmeye başlandı. Ana haberler artık dolandırıcı yerine çek mağdurları diyordu bizim için.

Yasa çıktıktan sonra neler yaptık diye bakıyoruz HİÇ koca bir HİÇ. Sanki kanun bizim lehimize çıkmış sanki yeniden kaçak yaşayacak olan bizler değilmiş gibi sadece ve sadece birbirimizle uğraşıyoruz. Başka yaptığımız bir şey yok. Yok sen AKP liymişsin yokben MHP liymişim yok onlar CHP liymiş. Ne geçti elimize koskoca bir HİÇ. Şimdi yumurta sona dayandı. Referandum geçti. İktidarın eli iyice kuvvetlendi. Bizim ne o partimiz kaldı nede bu partimiz yine mağdurluğumuza geri dönüş için gün saymaya başladık. Hep birbirimizi eleştirdik. Elimize çok büyük bir fırsat geçmişken bunu değerlendiremedik. Birbirimizi rant peşinde koşmakla suçladık. Ve geriye dönüp baktığımızda da en çok birbirimizi küstürdük. Bunun sonuçlarını yine biz çekmeyecekmişiz gibi devam ettik. Bu arada aramıza yeni mağdurlar katılmaya devam etti. Onlarla dahada güçleneceğimize geriye gittik. Hep bir sorumlu arayışında olmayı ihmal etmedik. Ahmeti suçladık Mehmeti suçladık. İşin açığı yan gelip yattık. Hükümet yeni yasayla ağzımıza bir parmak bal çaldı bizde bu balı yedik.

Şimdi önümüzde iki yol var ya kaderimize razı olacağız ve kaçmaya devam edeceğiz Ya da gerçek gücümüzün farkına varıp mücadeleye devam edeceğiz. Seçim bizim. Kimseyi eleştirmeden kırmadan küstürmeden toparlanma vakti gelmiştir. Kişisel sorunlarımızı bir kenara atacağız. Ve bu beladan nasıl kurtuluruz onun için mücadele edeceğiz. Bu ülkede kaçak yaşamanın bir polis görünce köşe bucak kaçmanın kapı çaldığında yüreği hop hop atmanın ne demek olduğunu bizlerden daha iyi anlayacak yoktur herhalde. Şimdi öneriler bekliyoruz. Ne yapmalı nasıl yapmalı
Lütfen ama lütfen kimse için değil sadece kendiniz için biraz çaba istiyoruz. .Unutmayın :

DAMDAN DÜŞENİN HALİNİ DAMDAN DÜŞEN ANLAR…