Archive

Posts Tagged ‘çek’

Yeni Çek Kanunu Bir Örtülü Aftır

18/02/2012 Yorum bırakın

3167 sayılı yasa döneminde düzenlenen tüzel kişiye ait çekler yönünden bir nevi af çıkmıştır.
5941 sayılı döneminde ise yasanın 5/4 maddesinde “Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde resen mahkeme tarafından, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir.” düzenlemesi vardır.
Açılan davalar tüzel kişilerin yetkilisi gerçek kişiler hakkındaydı.İddianamelerde tüzel kişi yönünden bir talep yoksa “resen” tüzel kişi hakkında yasaklama kararı vermeyip yetkili gerçek kişiler hakkında yasaklama veriyorduk.Yasa değişikliği ile tüzel kişi yetkililerinin sorumluluğu kalktı.Hesap sahibi sıfatıyla iddianamede gösterilmeyen tüzel kişiler hakkında da yasaklama verilip verilemeyeceği tartışılması gereken bir konudur.

Çek İptali Asliye Ticaret Mahkemesi

18/02/2012 1 yorum

T.C.
YARGITAY
11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13181
KARAR NO : 2011/16340

Y A R G I T A Y İ L A M I
Hasımsız olarak görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/10/2011 tarih ve 2011/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Numan Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Daha fazlasını oku…

5941 Sayılı Çek Kanunu’nda Yapılan Değişiklik

05/02/2012 2 yorum

5941 sayılı Yasanın 5. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle; üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre yasal süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin talebi üzerine, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da çek hesabı sahibinin yahut talepte bulunanın yerleşim yeri cumhuriyet savcısı tarafından, her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilecektir. Böylece, mahkemece uygulanan adli nitelikteki yaptırım, cumhuriyet savcısı tarafından uygulanacak idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürülmüştür.

dari nitelikte bir yaptırım olan çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı, kanun yolu olarak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerinin uygulanması kabul edilmiştir. Anılan Kanun çerçevesinde, sözkonusu idari yaptırıma kaşı kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde sulh ceza mahkemesine başvuru yapılabilecektir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşecektir. Sulh ceza mahkemesinin idari yaptırım üzerindeki hukukilik denetimi kararına karşı asliye ceza mahkemesi nezdinde itiraz edebilmek mümkündür. Daha fazlasını oku…

Yeni Çek Kanunu Sigorta Sistemi

31/01/2012 Yorum bırakın

Yeni çek kanunu üzerine yorumlar giderek akılcılık boyutundan uzaklaşıyor. Şimdi de “Ödeme Garanti Sigorta Fonu” adıyla bir fon kurulması öneriliyor. Ödenmeyen çekin tazmin edileceği bir fon kurulması önerisi, çek kabul eden firmaların lehine bir gelişme gibi algılanabilir. Ama pratikte sonuçları yıkımla eşdeğerdir.
Öneri AK Parti Kütahya Milletvekili Hasan Fehmi Kinay’dan geldi. CHP ve MHP’den de bu öneriyi destekleyenler çıktı. Allah’tan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli tehlikeye işaret ederek “Fon, karşılıksız çıkan çek hacmini patlatır” dedi de irrasyonel çıkışların önü hiç değilse alındı.

Bu meseleyi tartışanların en büyük argümanı, hapis cezası kalkarsa iyi niyetli-kötü niyetli ayrımı kalmayacağı şeklinde. Çeki zamanında ödemeyenlerin “kötü niyetli” olarak kabul görmesi baştan hatalı bir yaklaşım.
Öncelikle çek dediğiniz ödeme aracının piyasa tarafından nasıl kullanıldığına bakalım. Çek verildiği anda, yasaya göre karşılığının bankada olması gerekir. Vadeli çek olur mu? Olmaz. Yasak. Buna rağmen piyasa, çeki vadeli kullanır. Bunun anlamı şudur: Malı satan veya hizmeti veren kişi, müşteriden çeki alırken, müşterinin bu ödemeyi anlaştıkları tarihte verebileceğini kabul eder. Başka bir deyişle çekin karşılığının o an bankada olmadığını kabul eder. Bir başka ifadeyle çeki veren kişi, vadesine kadar bu parayı temin edeceğini kabul eder. Ve nihayetinde çeki alan kişi, çeki kabul ettiği kişinin işlerinin yolunda gitmesini umar. Piyasada hiç kimse aldığı (vadeli) çeki, o gün gidip bankadan nakde çevirmeyi de düşünmez. Bu da ticari hayatın yazılı olmayan kurallarından birisidir.
Bu açıdan baktığınızda çek aslında bir ödeme aracı olmaktan çok, bir sözleşmeyi ifade eder. Çekin ödenememesi durumunda çeki yazanın hapishaneyle tanışmasına yol açacak hukuki sürecin varlığı da çek yazanları daha dikkatli davranmaya iter elbette. Daha fazlasını oku…

Karşılıksız Çeke Hapis Cezası Kaldırıldı

29/01/2012 1 yorum

Yeni Çek Kanunu’nun ilk üç maddesi kabul edildi. Buna göre; karşılıksız çek kullananlara hapis yerine idari para cezası verilecek. İçerdekiler çıkacak.
Meclis Genel Kurulu’nda, Çek Kanunu’nda değişiklik yapan tasarının ilk 3 maddesi kabul edildi.
Buna göre; karşılıksız çekte, adli para cezası ödenmediği için uygulanan hapis cezası, idari nitelikte yaptırıma dönüştürülecek. Karşılıksız çek veren kişi hakkında, her bir çekle ilgili olarak 1500 güne kadar adli para cezası verilecek. Savcı tarafından çek düzenleme ve açma yasağı kararı verilebilecek.
Bankaların karşılıksız çek tahsilindeki sorumluluğu artacak. Karşılıksız çekle birlikte dolandırıcılık, belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının yanı sıra, kişiye TCK’nın ilgili hükümlerine göre de ceza uygulanacak.

Çek kanunu Değişiyor

13/01/2012 Yorum bırakın

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, karşılıksız çek kesmekten dolayı cezaevinde bin 457 kişinin bulunduğunu belirterek, “Bununla ilgili Yargıtay’daki dosya sayısı 217 bin 165, savcılıklar ile derece mahkemelerinde ise 400 bin” dedi.

TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen tasarının görüşmelerinde konuşan Ergin, ilgili yasada, “karşılıksız çek keşide etme suçu için adli para cezası öngörülmüş olmasına rağmen, bu para cezasının ödenememesi durumunda infazın, para cezasının hapis cezasına dönüştürülmesi suretiyle yerine getirildiğini” bildirdi.

Borcunu ödeyemeyen kişi hakkında hapis cezası uygulanmasının, bu kişinin ticari hayatının sona ermesine neden olduğunu ve aynı zamanda da borçlarını ödeme ihtimalini ortadan kaldırdığını belirten Ergin, Anayasa’da “Hiç kimse sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” denildiğini kaydetti.

“Çek Yasasından kaynaklanan olumsuzlukları gidermek amacıyla, akla gelen ilk çözüm karşılıksız çek keşide etmenin suç olmaktan çıkartılarak, bu eylem için herhangi bir yaptırım uygulanmamasıdır” diyen Ergin, şöyle konuştu:

“Ancak çekin ekonomik hayatta ifa ettiği görevde bir zafiyet yaşanmaması için, karşılıksız çek keşide etme eyleminin tamamen yaptırımsız bırakılması uygun bir çözüm olarak görülmemektedir. Bu nedenle karşılıksız çek keşide etme eylemi için idari nitelikte bir yaptırım uygulanması durumunda, hem karşılıksız çek keşide etme fiili yaptırımsız kalmayacak, hem de sözkonusu sakıncalar giderilmiş olacaktır. Tasarıda karşılıksız çek keşide etme eylemi için idari nitelikte bir tedbir olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanması öngörülmektedir.” Daha fazlasını oku…

Yargıtay; Çek Sahteciliği Çekteki Sahte İmza

09/01/2012 Yorum bırakın

Banka görevlilerin çekteki sahte imzayı tanıması çekin aldatma kabiliyetinin olmadığı anlamına gelmez, çekteki yazım hataları ve düzeltmeler çekin geçerliliğini etkilemez, resmi belgede sahtecilik suçu oluşturur
Yargıtay
Daire: 11. Ceza Dairesi
Tarih: 08.12.2011
Esas No:2008/9269
Karar No:2011/23050
İlgili Maddeler: Çekte sahtecilik TCK 204
İlgili Kavramlar: Banka görevlilerin çekteki sahte imzayı tanıması çekin geçerliliğini etkilemez
Dosyada sahteciliği iddia olunan çekin ön yüzünde “hamiline” yazılması gerekirken “halimene” yazılması ve çek bedelinin sonunda yazılı kısmın üstünden gidilerek “milyon” şeklinde rakamla yazılan miktara paralel olarak düzeltilmesinin Türk Ticaret Kanunu ile yasal unsurları belirlenmiş olan çekin geçerliliğini ortadan kaldırmayacağı, bu haliyle çekin yasal unsurlarının oluştuğu değerlendirilerek, sanıkların suç tarihinden önce fikir ve eylem birliği içerisinde oldukları, sanık Süleyman Aşnı’nın iddia konusu çeki yetkisi olmadığı halde keşide edip sanık Devrim Hümeyi Ataç’ın da şirket kaşesini vurup sanık Süleyman Aşnı’nın Kaşe üzerini imzalayarak bankaya ibraz etmesi karşısında; çek kesmeye yetkili Üzeyir Aşnı’nın rızası dışında sahte olarak düzenlenen çekin keşideci imzasını banka görevlilerinin tanıması nedeniyle sahte olduğunun anlaşılması çekin iğfal kabiliyetini ortadan  kaldırmayacağı,

Suça konu çekin banka haricinde herhangi bir kimseye verilmesi durumunda tedavüle girmesi mümkün olup objektif olarak iğfal kabiliyetini haiz olduğu gözetilmeyerek, sanıkların üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun bütün unsurları itibariyle oluştuğu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş,  o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMK’nun 321nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2011  gününde oybirliğiyle karar verildi.