Arşiv

Posts Tagged ‘mahkeme’

Haczi Kabil İpotek Akit Tablosu

08/04/2012 Yorum bırakın

T.C.
YARGITAY
12.Hukuk Dairesi
Esas: 2005/1933
Karar: 2005/5431
YARGITAY İLAMI
Tarihi :28.09.2004
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafindan istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Kural olarak eklentinin taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkündür. Yani alacaklılar fabrika binasını satmadan, binada bulunan eklenti niteliğindeki malları (Medeni Kanunun 686. maddesine göre eklenti olduğu bilirkişilerce saptandığı takdirde) ayrı ayrı haczedilebilir ve satabilirler. Çünkü eklentinin taşınmaz yok edilmeden, zarar uğratılmadan veya yapısı değiştirilmeden ondan ayrılması mümkündür. Ayrıca, İİK.nun 83/e maddesi gereğince ipotek akit tablosunda sayılan eklentilerin bu madde gereğince taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkün bulunmamaktadır. Bu maddenin uygulanabilmesi için mahcuzun hem ipotek akit tablosunda yazılı olması, hem de Medeni Kanunun 686.maddesinde taraf edilen şekilde eklenti niteliğini taşımazı zorunludur.(HGK.nun 25.12.2002 tarih ve 2002/12-1098 E.—2002/l 108 K.)
Somut olayda, bilirkişi raporunda mahcuzların teferruat niteliğinde olduğu belirlenmiş ise de; (gayrimenkul rehni) ipotek akit tablosunda yazılı olup olmadığı araştırılmamıştır. Dosyaya sunulan ve tek taraflı olarak teferruatın tescili istemini içeren tapu belgesi (taşınmazın ipotekli olmaması halinde) İİK.nun 83/e maddesinin uygulanması için yeterli değildir.
Mahkemece yapılacak iş, taşınmaz ipotekli ise haczi kaldırmak, ipotekli değil ise şikayeti reddetmekten ibarettir. 0 halde, taşınmazın ipotekli olup olmadığı belirlenmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir. (haciz yapılması)
SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 15.03.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kategoriler:ipotek Etiketler:, , ,

Yargıtay; İpoteğin Paraya Çevrilmesi

08/04/2012 Yorum bırakın

Daire:12
Tarih:2005
Esas No:2005/6087
Karar No:2005/9432
İlgili Maddeler:İİK. 148 VE MÜTEAKİP MADDELER
İlgili Kavramlar:İPOTEK PARAYA ÇEVRİLMESİ
İpotek akit tablosunda ipotek açıkça (acentelik sözleşmesinin teminatı olarak ) verildiği görülmektedir. Taraflar arasında bir cari hesap ve kredi ilişkisi bulunduğu iddia ve ispat edilememiştir. Alacaklının acentelik ilişkisinden doğacak borçlara teminat olarak verdiği ipotek dolayı genel mahkemede dava açıp alacağının miktar olarak belirlemeden, ipotek paraya çevrilmesi yolu ile takip yapması usulsüzdür. Bu durumda alacağın tahsilinin gerekip gerekmediği yargılamaya muhtaç olup mahkemece takibin ipotek iptali yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. (12 HD. 2-5-2005 t. 6087/9432)

Kategoriler:ipotek Etiketler:, , ,

Yeni Çek Kanunu Bir Örtülü Aftır

18/02/2012 Yorum bırakın

3167 sayılı yasa döneminde düzenlenen tüzel kişiye ait çekler yönünden bir nevi af çıkmıştır.
5941 sayılı döneminde ise yasanın 5/4 maddesinde “Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde resen mahkeme tarafından, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir.” düzenlemesi vardır.
Açılan davalar tüzel kişilerin yetkilisi gerçek kişiler hakkındaydı.İddianamelerde tüzel kişi yönünden bir talep yoksa “resen” tüzel kişi hakkında yasaklama kararı vermeyip yetkili gerçek kişiler hakkında yasaklama veriyorduk.Yasa değişikliği ile tüzel kişi yetkililerinin sorumluluğu kalktı.Hesap sahibi sıfatıyla iddianamede gösterilmeyen tüzel kişiler hakkında da yasaklama verilip verilemeyeceği tartışılması gereken bir konudur.

Çek İptali Asliye Ticaret Mahkemesi

18/02/2012 1 yorum

T.C.
YARGITAY
11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13181
KARAR NO : 2011/16340

Y A R G I T A Y İ L A M I
Hasımsız olarak görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/10/2011 tarih ve 2011/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Numan Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Daha fazlasını oku…

Hamiline Çek Defteri Yaprağı (Kabahat)

12/02/2012 2 yorum

T.C.
YATAĞAN
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI
2012/…….. KABAHAT
İDARİ YAPTIRIM KARARI
(5326 SK)
İDARİ YAPTIRIM KARARI VERİLEN
KİŞİNİN KİMLİĞİ VE ADRESİ :
İŞLEDİĞİ KABAHAT : Hamiline Çek Defteri Yaprağı Kullanmadan Hamiline Çek Düzenlemek
İŞLENEN YER : Yatağan
İHBARDA BULUNAN : (Banka adı)
İHBAR TARİHİ : (Bankanın ihbar tarihi)
KABAHAT TARİHİ : (Çekin Keşide edildiği tarih)
UYGULANAN MADDE : 5941 sk 7/9. Maddesi
PARA CEZASI MİKTARI : 600 TL
AÇIKLAMALAR:
Yukarıda açık kimliği yazılı kabahatlinin kabahat tarihinde, hamiline çek defteri yaprağı kullanmaksızın Akbank T.A.Ş. Yatağan Şubesine ait Z0033123 seri no’lu, 3.000,00TL bedelli hamiline çeki düzenlemek suretiyle yükletilen kabahati işlediğinden bahisle ilgili banka tarafından Cumhuriyet Başsavcılığımıza ihbarda bulunulmuştur.

03.02. 2012 tarihinde Resmî Gazete’nin 28193(Mükerrer) sayılı baskısında yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı kanunda değişiklik yapılmasını öngören 6273 sayılı kanun ile ”5941 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer alan “bir yıla kadar hapis” ibaresi “Cumhuriyet savcısı tarafından üçyüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para” şeklinde değiştirilmiştir.” maddesi ile söz konusu hapis cezasının kabahate dönüştürldüğü, bu kabahati uygulama yetkisinin de Cumhuriyet Savcısına verildiği anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde kabahat hükmüne karar vermek gerekmiştir. Daha fazlasını oku…

5941 Sayılı Çek Kanunu’nda Yapılan Değişiklik

05/02/2012 2 yorum

5941 sayılı Yasanın 5. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle; üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre yasal süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin talebi üzerine, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da çek hesabı sahibinin yahut talepte bulunanın yerleşim yeri cumhuriyet savcısı tarafından, her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilecektir. Böylece, mahkemece uygulanan adli nitelikteki yaptırım, cumhuriyet savcısı tarafından uygulanacak idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürülmüştür.

dari nitelikte bir yaptırım olan çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı, kanun yolu olarak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerinin uygulanması kabul edilmiştir. Anılan Kanun çerçevesinde, sözkonusu idari yaptırıma kaşı kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde sulh ceza mahkemesine başvuru yapılabilecektir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşecektir. Sulh ceza mahkemesinin idari yaptırım üzerindeki hukukilik denetimi kararına karşı asliye ceza mahkemesi nezdinde itiraz edebilmek mümkündür. Daha fazlasını oku…

Çek kanunu Değişiyor

13/01/2012 Yorum bırakın

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, karşılıksız çek kesmekten dolayı cezaevinde bin 457 kişinin bulunduğunu belirterek, “Bununla ilgili Yargıtay’daki dosya sayısı 217 bin 165, savcılıklar ile derece mahkemelerinde ise 400 bin” dedi.

TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen tasarının görüşmelerinde konuşan Ergin, ilgili yasada, “karşılıksız çek keşide etme suçu için adli para cezası öngörülmüş olmasına rağmen, bu para cezasının ödenememesi durumunda infazın, para cezasının hapis cezasına dönüştürülmesi suretiyle yerine getirildiğini” bildirdi.

Borcunu ödeyemeyen kişi hakkında hapis cezası uygulanmasının, bu kişinin ticari hayatının sona ermesine neden olduğunu ve aynı zamanda da borçlarını ödeme ihtimalini ortadan kaldırdığını belirten Ergin, Anayasa’da “Hiç kimse sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” denildiğini kaydetti.

“Çek Yasasından kaynaklanan olumsuzlukları gidermek amacıyla, akla gelen ilk çözüm karşılıksız çek keşide etmenin suç olmaktan çıkartılarak, bu eylem için herhangi bir yaptırım uygulanmamasıdır” diyen Ergin, şöyle konuştu:

“Ancak çekin ekonomik hayatta ifa ettiği görevde bir zafiyet yaşanmaması için, karşılıksız çek keşide etme eyleminin tamamen yaptırımsız bırakılması uygun bir çözüm olarak görülmemektedir. Bu nedenle karşılıksız çek keşide etme eylemi için idari nitelikte bir yaptırım uygulanması durumunda, hem karşılıksız çek keşide etme fiili yaptırımsız kalmayacak, hem de sözkonusu sakıncalar giderilmiş olacaktır. Tasarıda karşılıksız çek keşide etme eylemi için idari nitelikte bir tedbir olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanması öngörülmektedir.” Daha fazlasını oku…